0

ÜNİTE - 2 YERYÜZÜNDE YAŞAM
HARİTA: Yeryüzünün tamamının veya belli bir bölümünün belirli oranda küçültülerek bir düzleme çizilmiş halidir.

*Yapılan bir çizimin harita özelliğini gösterebilmesi için;
1- Kuşbakışı olarak çizilmesi
2- Ölçeğe göre küçültülmesi
3- Düzleme aktarılması gerekir

Ölçek: Haritalardaki küçültme oranıdır. Bir haritanın ne kadar küçültüldüğünü gösterir.
2 çeşit ölçek vardır: Kesir Ölçek ve Çizgi Ölçek

1) Kesir Ölçek: Payı 1 olan, kesir sayılarıyla gösterilen ölçektir. Örnek : 1/100.000, 1:500.000 şeklinde gösterilir. Kesir ölçekler daima cm ile gösterilir.
> Paydadaki sayı yeryüzü şeklinin kaç kat küçültüldüğünü gösterir.
Örneğin : 1/100 000
: Yani haritadaki 1 cm’lik bir uzunluk gerçekte 100 000 cm’dir.
> Kesir ölçeklerde, paydadaki rakam büyüdükçe ölçek küçülür, görünen alan genişler ve haritaların ayrıntıları azalır.
> Paydadaki rakam küçüldükçe ölçek büyür, görülen alan daralır ve haritaların ayrıntıları artar.
2) Çizgi Ölçek: Aşağıdaki şekilde ifade edilen ölçeklerdir. 



Haritaları incelersek;

* 1 Nolu haritanın ölçeği en büyüktür. Çünkü ölçeğinin paydası diğer ölçeklerin paydalarına göre daha küçüktür.
* 1 nolu haritanın kağıt üzerinde kapladığı alan daha büyüktür. Çünkü ölçeği daha büyüktür.
* 3 Nolu haritanın ölçeği en küçük ölçektir. Çünkü payda değeri en büyük olanıdır.  




COĞRAFİ KONUM

Bir yerin Dünya üzerinde bulunduğu konuma coğrafi konum denir. Coğrafi konum, matematik ve özel konum olarak ikiye ayrılır.

MATEMATİK KONUM

Dünya üzerindeki bir yerin başlangıç paraleline (Ekvator) ve başlangıç meridyenine (Greenvvich) göre olan konumuna matematik konum denir.


Türkiye’nin Matematik Konumu: 36°-42°kuzey enlemleri, 26°-45° doğu boylamları arasında yer alır.
Türkiye’nin Matematik Konumunun Sonuçları;

1- Güneyden kuzeye doğru gidildikçe güneş ışınlarının geliş açısı küçülür ve sıcaklık azalır.

2- Kuzeyden esen rüzgarlar soğuktur ve sıcaklığı düşürür, güneyden esen rüzgarlar ise sıcaktır ve sıcaklığı artırır.
3- Güneyden kuzeye doğru gidildikçe deniz suyu tuzluluğu azalır. Örneğin Karadeniz Akdenizden daha az tuzludur.
4- Türkiye Orta Kuşakta yer almasından dolayı dört mevsim belirgin olarak yaşanır.

*PARALELLER

Ekvatora paralel olarak uzanan ve dünyayı çepeçevre dolanan dairelere paralel denir.
Ekvator'a paralel olarak geçtiği düşünülen dairelere paralel denir.
Başlangıç paraleli (0°) ve en büyük paralel dairesi Ekvator'dur.
Ekvator'un kuzeyindeki paralellere kuzey paralelleri, güneyindekilere ise güney paralelleri denir.
Ekvator yıl boyunca gece ile gündüz eşitliğinin yaşandığı, çizgisel hızın en fazla, yer çekiminin en az olduğu paralel dairesidir.
90 tane Kuzey Yarım Küre'de, 90 tane Güney Yarım Küre'de olmak üzere toplam 180 tane paralel dairesi vardır.
Dünya'nın şeklinden dolayı Ekvator'dan kutuplara doğru gidildikçe paralellerin boyları kısalır ve kutuplarda nokta şeklini alır. ( Sebebi dünyanın yuvarlak olmasıdır. )

Birbirini takip eden iki paralel arasındaki uzaklık her yerde eşittir ve yaklaşık 111 km'dir.


*MERİDYENLER

Bir kutuptan diğer kutuba ulaşan ve ekvator ile paralelleri dik kesen yarım çemberlere meridyen denir.
Başlangıç meridyeni (0°), İngiltere'nin başkenti Londra yakınlarındaki Greenwich Gözlem Evi'nden geçer.
Başlangıç meridyeninin doğusunda kalan meridyenlere doğu meridyenleri, batısında kalan meridyenlere batı meridyenleri denir.
180 tane doğuda, 180 tane batıda olma üzere toplam 360 tane meridyen yayı vardır.
Dünya'nın şeklinden dolayı tüm meridyenler kutup noktalarında birleşirler.
Meridyenlerin boyları birbirine eşittir.
İki meridyen arasındaki uzaklık, sadece Ekvator üzerinde 111 km'dir. Bu uzaklık, Dünya'nın şeklinden ( GEOİD ) dolayı kutuplara gidildikçe azalır ve kutup noktalarında sıfır olur.
İki meridyen arasındaki zaman farkı 4 dakikadır.
Aynı meridyen üzerinde bulunan tüm noktalarda yerel saat aynıdır. Çünkü aynı meridyen üzerindeki bütün noktalar Güneş'in karşısında aynı anda geçerler.
Meridyenler, Dünya üzerindeki herhangi bir yerin matematik konumunun belirlenmesinde yardımcı olur. Ayrıca meridyenler yardımıyla; Dünya üzerinde iki yer arasındaki yerel saat farkı da bulunabilir.

*DÜNYANIN ŞEKLİ
Dünya’nın kutuplardan basık Ekvatordan şişkin kendine özgü şekline GEOİD denir.

ÖZEL KONUM
Dünya üzerinde bir yerin veya bir ülkenin kıtalara, okyanuslara, denizlere, işlek ticaret yollarına, boğazlara, kanallara, ekonomik ve siyasi teşkilatlara, komşularına göre konumu ile yer şekilleri ve yükselti özellikleri o yerin özel konumunu belirler.

TÜRKİYE’NİN ÖZEL KONUMUNUN SONUÇLARI

Üç kıtanın (Asya, Avrupa, Afrika) birbirine en yakın olduğu yerde bulunur.
Üç tarafı denizlerle (Karadeniz, Ege Denizi, Akdeniz) çevrili bir yarımadadır. Marmara Denizi'ne sahiptir.
Önemli ticaret yollarına ve boğazlara sahiptir (İstanbul ve Çanakkale Boğazları). Bu durum Türkiye'nin jeopolitik önemini artırmıştır.
Gelişmiş Avrupa ülkeleri ile zengin petrol yataklarına sahip Orta Doğu ülkeleri arasında yer alır.
Ortalama yükseltisi fazladır (1132 m).
> Batıdan doğuya doğru gidildikçe yükselti artar.
> Sıcaklık ortalamaları batıdan doğuya gidildikçe azalır.
Yer şekillerinin çeşitli olması, farklı iklim tiplerinin görülmesine neden olur.
Yüzyıllar boyunca çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapması nedeniyle, tarihsel ve kültürel bakımdan çok zengindir.

OKYANUS : Kıtaları birbirinden ayıran çok büyük su kütlelerine okyanus denir. Dünyada 3 büyük okyanus vardır.
Büyük ( Pasifik ) okyanusu
*Atlas ( Atlantik ) Okyanusu
* Hint Okyanusu

KITA : Kendisine bağlı yakın adalarla birlikte büyük kara parçalarına kıta adı verilir.Dünyada 7 kıta vardır.
l.Asya
2.Avrupa
3.Afrika
4. Kuzey Amerika
5. Güney Amerika
6. Okyanusya ( Avustralya )
7. Antarktika


İKLİM:
Belli bir yerde, sıcaklık, nem, yağış, basınç, rüzgâr ve bulutluluk gibi hava olaylarının mevsimlik, yıllık gidişlerinin uzun yıllar boyunca gösterdikleri ortalama duruma denir. Bu or­talama durum uzun yıllar içinde çok büyük değişikliğe uğramaz.
Sıcaklık, rüzgâr ve yağış gibi hava olaylarının bir yerde gösterdiği kısa süreli değişime de hava durumu denir. Uzun süreli hava olaylarına (mevsimlik,yıllık) İKLİM denir.
DÜNYA ÜZERİNDE GÖRÜLEN İKLİM TÜRLERİ
1-SICAK İKLİMLER
Ekvatoral İklim:
*     Ekvator çevresinde görülür. Sıcaklık ve yağış ortalaması fazladır.
*    Gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farkı azdır.
*    Nem oranı en fazla olan iklimdir.
*     Her mevsim yağış vardır.
*     Doğal bitki örtüsü geniş yapraklı ve uzun boylu ağaçların oluşturduğu yağmur ormanlarıdır.
*    Yıl boyu yaz mevsimi yaşanır ve yüksek sıcaklıklar görülür (Yıl boyunca güneş ışınlarını geniş açı ile alır).
*   Isınma sorunları yoktur.
*    Yüksek sıcaklık isteyen kahve, muz, kakao gibi ürünler yetiştirilir.
Muson İklimi
*   Asya kıtasının güney ve doğusunda Pakistan, Hindistan, Bangladeş, Çin ve Japonya gibi ülkelerde görülür.
*   Yazlar sıcak ve yağışlı geçerken kışlar kuraktır.
*   Yaz mevsimi sürekli yağışlıdır. Yağışların en fazla olduğu iklimdir.
*   Yağışlar zaman zaman sel felaketine yol açar. Bu da can ve mal kaybına neden olur.
*     Bölge halkının temel geçim kaynağı pirinçtir.
*     Yağışın fazla olmasından dolayı bitki örtüsü ormandır.
*     Ahşap evler görülür.
*     Pirinç, çay önemli tarım ürünleridir.
Çöl İklimi
*     Arabistan yarımadası, Büyük Sahra Çölü, Avustralya'nın iç kısımları, Meksika Çölleri, Viktorya ve Gibson Çölleri , Kızılkum, Karakum, Gobi ve Taklamakan Çölleri bu iklimin görüldüğü yerlerdir.
*     Doğal bitki örtüsü olarak kurakçıl otlar ve kaktüslerdir.
*     Çöl ikliminin simgesi hurmadır.
*     Gece ile gündüz ( günlük ) ve yaz ile kış ( yıllık ) arasındaki sıcaklık farkı çok fazladır.
*     Çöllerde yağış çok azdır, bazı yıllarda hiç yağış görülmez.
*     Tarım ve diğer ekonomik faaliyetler yapılamaz.
*     Ulaşım develerle sağlanır.
*     Sıcaktan ve kum fırtınalarından korunmak için kafalarına bezden örtü sararlar.
2-     SOĞUK İKLİMLER
Kutuplara yakın bölgelerde görülen ve sıcaklık ortalamasının düşük olduğu iklimlerdir.
Kutup İklimi
*    Güneş ışınlarının eğik açıyla gelmesinden dolayı sıcaklık ortalaması yıl boyunca 0 (sıfır) derecenin altındadır. Yıllık yağış miktarı az olup yağışlar kar şeklindedir.
*     Buralarda daha az insan yaşar. İnsanlar çok kalın giysiler giyerler.
*     Yıl boyu karla kaplı olduğundan Güney Kutbu’nda yerleşik hayat yoktur.
*     İgloo adı verilen buz evler vardır.
*     Tarım yapılamaz. Balıkçılık temel geçim kaynağıdır.
*     Ulaşım kızaklarla yapılır.
*     Antarktika Kıtası ve Grönland bu iklimin görüldüğü yerlerdendir.
3-     1L1MAN İKLİMLER
Yıllık ortalama sıcaklık değerleri soğuk iklimlere göre daha yüksek sıcak iklimlere göre daha düşüktür.Orta kuşakta görülen bu iklimlerde mevsimler daha belirgin olarak görülür.Bunlar;
Okvanusal İklim
*     Batı Avrupa ve Kuzey Amerika kıtasının batı kıyılarında görülür.
*     Her mevsim yağışlı geçer
*     Yazlar serin, kışlar ılık geçer
*     Doğal bitki örtüsü ormandır.
Karasal İklim
*     Orta kuşakta karaların denizden uzak kesimlerinde ve kıtaların doğu kıyılarında görülür.
*     Yıllık sıcaklık farklılıkları oldukça fazladır. Bitki örtüsü bozkırdır.
*    Karasal iklimin görüldüğü alanlarda küçükbaş hayvancılık yapılır. Koyun en çok yetiştirilen küçükbaş hayvandır.
Akdeniz İklimi
*     Akdenize kıyısı olan ülkelerle Avusturalya, Güney Afrika da görülür.
*     Yazlar sıcak ve kurak kışlar ılık ve kar yağışlıdır.
*     Bitki örtüsü makidir.
Buğday, arpa, zeytin, turunçgiller, üzüm, pamuk, şekerpancarı yetiştirilir.

ÜLKEMİZDE ÜÇ FARKLI İKLİM TİPİNİN GÖRÜLMESİNİN NEDENLERİ
*Coğrafi konum: Ülkemiz kuzey yarım kürede olduğu için güneyinden kuzeyine gittikçe yıllık sıcaklıklar azalır.Güneyde sıcaklıklar fazla ( ekvatora yakın ), kuzeyde sıcaklıklar daha azdır ( ekvatordan uzak). Buna enlem etkisi de denir.
*Yükselti: Yükselti arttıkça ortalama sıcaklık düşer ve kışlar daha sert geçer. Doğuda yükselti fazla, sıcaklık azdır.
*Denize göre konum ( Denizellik - Karasallık ) : Ülkemizde denize yakın yerlerde yaz kış sıcaklık farklarının az olduğu ılıman iklim görülür. Denizden uzaklaştıkça karasal iklimin etkileri görülür.
*Dağların uzanış şekli: Ülkemizin kuzeyi ve güneyinde (Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde) dağlar denize paralel uzandığı için denizin yumuşatıcı etkisi içerilere kadar sokulamaz. Ege Bölgesinde ise dağlar denize dik uzandığı için buradaki deniz etkisi içerilere kadar sokulabilir. 


ÜLKEMİZDE GÖRÜLEN İKLİM TÜRLERİ

1. Karadeniz İklimi:

  • Yazlar serin, kışlar ılık, her mevsim yağışlıdır.
  • Dağların Karadeniz’e bakan yamaçlarında yağış fazladır.
  • En fazla yağışı sonbaharda, en az yağışı ilkbaharda alır.
  • Karadeniz kıyıları ile Marmara Bölgesi’nin Karadeniz’e yakın yerlerinde görülür.
  • Bitki örtüsü ormandır.
  • Yetiştirilen tarım ürünleri; çay, fındık, mısır, tütün, soya fasulyesi, keten, kenevir

2. Akdeniz İklimi:

  • Yazlar sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlıdır.
  • En fazla yağışı kışın, en az yağışı yazın alır.
  • Don olaylarına ve kar yağışlarına nadiren rastlanır. Güneşlenme süresi fazladır.
  • Seracılık yaygın olarak yapılır. Nedeni; güneşli gün sayısının fazla olması ve kışların ılık geçmesidir.
  • Akdeniz ve Ege kıyılarıyla, Marmara Bölgesi’nin güney kısmında ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin batısında görülür.
  • Bitki Örtüsü makidir. Makiler, yaz kuraklığına dayanıklı olan ve bütün yıl yeşil kalabilen çalı ve kısa boylu ağaçlardır.
  • Yetiştirilen tarım ürünleri; turunçgiller (limon, portakal, greyfurt), muz, zeytin, susam, pamuk, üzüm, incir, tütün,

3. Karasal İklim:

  • Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk, kar yağışlı ve uzun sürer.
  • En fazla yağışı ilkbaharda, en az yağışı yazın alır.
  • İç Anadolu Bölgesi, Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde görülür.
  • Bitki örtüsü bozkır (step)’dır. Bozkırlar, ilkbahar yağmurlarıyla büyüyüp yeşeren, yaz sıcaklığının başlamasıyla sararıp kuruyan bitki örtüsüdür.
  • Yetiştirilen tarım ürünleri; buğday, arpa, çavdar, pirinç, baklagiller (mercimek, nohut), tütün, pamuk, üzüm, Antep Fıstığı


Türkiye’de kuzey ile güney arasındaki sıcaklık farkının nedeni
ENLEM (MATEMATİK KONUM)
Örnek : 
Antalya - Sinop 
Trabzon - Hatay

Doğu ile batı arasındaki sıcaklık farkının nedeni
YÜKSELTİ, DENİZELLİK - KARASALLIK (ÖZEL KONUM)
Örnek: 
Erzurum-Çanakkale
Antalya - Hakkari


TARİHTE YOLCULUK
Tarih; geçmişte yaşamış insan topluluklarının yaşamlarını belgelere dayanarak neden-sonuç ilişkisi içerisinde inceleyen bilim dalıdır.Tarihi incelerken geçmişi daha kolay algılayabilmek için dönemlere ayırıyoruz.
YÜZYIL Yüz yıllık zaman dilimine denir. Milattan (Hz İsa'nın doğumu) itibaren 1. yüzyıl, 2. yüzyıl, 3. yüzyıl olarak adlandırıyoruz. Milattan önceki yüzyılları belirtirken M.Ö veya İ.Ö ( İsa’dan Önce )
Milattan sonrakileri belirtirken M.S veya İ.S ( İsa’dan sonra ) şeklinde belirtiyoruz.

Bir tarihin hangi yüzyıla ait olduğunu bulmak için; son iki basamağı silinir ve kalan sayıya 1 (bir) ilave edilir.
Örnek: 1998 yılının hangi yüzyıla ait olduğunu bulalım:
1998 = 1998 geriye 19 kalır. 19+1= 20. yüzyıl olarak buluruz.
Örnek: 657 yılının hangi yüzyıla ait olduğunu bulalım 657= 657 geriye 6 kalır. 6+1 = 7. yüzyıl
ÇAĞ ; benzer sosyal ve siyasal olayların yaşandığı dönemlere denir. Yazının bulunmasından önceki çağlara tarih öncesi çağlar (devirler), yazının icadından sonraki çağlara ise tarih çağları denir.
Tarihi dönemler aşağıdaki gibi ifade edilebilir.
Not: MÖ 3200 yılında yazının bulunmasından önceki devirlere Tarih Öncesi Devirler, yazının bulunmasından sonraki devirlere Tarihi Devirler denir.
A)Tarih Öncesi Devirler

*Taş Devri
1)  Kabataş Devri
2)  Yontmataş Devri
3)   Cilalıtaş Devri

*Maden Devri
1)    Bakır Devri
2)     Tunç Devri
3)     Demir Devri
1-    Kaba Taş Devri: En uzun dönemdir. Avcılık ve toplayıcılıkla uğraşılmıştır.
2-    Yontma Taş Devri: Taştan ve kemikten silahlar yapılmıştır. Mağara ve ağaç kovuklarında yaşamışlardır. Avcılık ve toplayıcılıkla uğraşılmıştır. Ateş bulunmuştur. Mağara duvarlarına yapılan resimler ilk sanatsal faaliyetlerdir.*Bu dönemi aydınlatan Anadolu’daki merkezler Antalya’daki Karain ve Beldibi mağaralarıdır.
3-           Cilalı Taş Devri: İlk kez tarımsal üretim başlamış buna bağlı olarak yerleşik yaşam başlamış köy ve kasabalar kurulmuştur. Üretimle birlikte iş bölümü doğmuş ihtiyaç fazlası ürün takas edilmiş ve ticaret başlamıştır.Dokumacılık başlamış,pişirilmiş topraktan eşyalar yapılmıştır. * Bu dönemi aydınlatan Anadolu’daki merkezler Diyarbakır (Çayönü) ,Burdur (Hacılar) ve Konya (Çatalhöyük) dır.
B-MADEN DEVRİ
1-           Bakır Devri:
2-           Tunç Devri
Bol bulunması ve kolay işlenmesi yüzünden ilk kullanılan maden bakırdır.
Bakıra göre daha dayanıklı olduğu için tunç (Bakır+Kalay) kullanıldı.
3-Demir Devri: Bu dönemi aydınlatan Anadolu’daki merkezler Yozgat (Alişar), Çorum (Alacahöyük), Çanakkale (Truva), Kayseri (Kültepe) ve Van (Tilkitepe) dır.
Not:
S Tarih öncesi çağları birbirinde ayıran özellikler, o dönemde kullanılan araç-gereçler ve insanların yaşam biçimleridir. Tarih çağlarını birbirinden ayıran özellikler ise önemli toplumsal ve siyasal olaylardır.
S Coğrafya ve iklim şartlarının farklılığı nedeniyle tarih öncesi dönemlerin başlama ve bitiş zamanları bölgelere göre farklılık göstermiştir. Örneğin Anadolu Maden Devrini yaşarken Avrupa Cilalı Taş Devrini yaşamaktaydı.
S Tarih Öncesi dönemleri bütün toplumlar aynı sırayla yaşamamışlardır. Örneğin Kaba Taş Devrini yaşayan bir toplum göç yada savaş sonucu Demir Devrine geçiş yapabilir.
S Uygarlıklar birbirinden savaş, göç ve ticaretle etkilenmişlerdir.

 Günümüze Yerleşme:
    İlk insanlar mağaralarda yada ağaç kovuklarında barınıyordu. Genellikle avcılık ve toplayıcılıkla yaşıyorlardı. Erkeklere avlanırken kadınlar tohum ve benzeri şeyler topluyordu.
    İlk insanlar tohumların yetiştiğini görünce tarım başladı. Tarımın başlaması ile insanlar yerleşik hayata geçmeye başladılar. Tarım arazilerinin çevresine ilk yerleşim yerlerini kurmaya başladılar. Böylece ilk köyler oluştu. Bu köyler genelde yüksek yerlere kuruluyor ve çevresi çitlerle kapanıyordu.
    Zamanla insanlar daha çoğaldıkça bu kez aralarında sorunlar çıkınca kendilerini yönetecek kişiler seçmek zorunda kaldı ve böylece ilk devletler kurulmaya başladı.
    İnsanlar önceleri kilden çanak çömlek kullanıyorlardı. Çatal ve kaşıkları kemiktendi. İnsanlar ateşi bulunca bu çömleklerini pişirerek daha sağlam yaptılar. Daha sonra insanlar madenleri işlemeyi öğrendi. (Önce bakır, sonra demir, sonra tunç gibi madenler).


    Zamanla büyük şehirler ve devletler kuruldu. Ve şehirler arasında ürettikleri ürünler sayesinde ticaret başladı.
     Beraber yaşayınca toplum kurallarım düzenleyecek kanunlar hazırladılar.
    Şehirler ya da küçük ülkeler arasında savaşlar başladı. Şehirleri ve küçük devletleri egemenliği altına alan toplumlar büyüdü. Böylece büyük “Merkezi Krallıklar” kuruldu.
1-    İklim etkilidir. İnsanlar hem ilk yerleşmelerde ham de günümüzde uygun iklim koşullarının uygun olduğu yerlere yerleşmişlerdir. Çünkü iklim insan yaşamını etkilediği gibi tarımı da etkiler.
2-     Su kaynakları ve akarsu vadileri yerleşmeler için seçilmiştir.
3-    Verimli tarım alanlarının bulunduğu yerlere insanlar yerleşmişlerdir. Çünkü tarım insanların ilk uğraşılarındandır.
4-    Madenlerin bulunduğu yerler yerleşmeler için tercih edilmiştir. Maden devrinden bu yana insanlar yaşamlarında madenlerden yararlanmışlardır.
1-    Sanayi Bölgeleri yerleşmede tercih edilmektedir. Çünkü insanlar fabrikalarda çalışarak geçimlerini sağlamaktadır.
2-     Ulaşım olanaklarının uygun olduğu yerler,
3-     Eğitim ve Sağlık hizmetlerinin geliştiği yerler ,
4-     Ticaretin geliştiği yerler,
5-     Turizm faaliyetlerinin geliştiği yerler günümüzde yerleşim yeri olarak tercih edilmektedir.
ANADOLU’DA KURULAN MEDENİYETLER
Hititler - Frigler - Urartular - Lidyalılar - İyonyalılar
HİTİTLER
  • Kızılırmak ve çevresinde kurulmuştur.
  • Başkentleri bugün Çorum ili sınırları içinde kalan Hattuşaş ( Boğazköy ) tır.
  • Devletin başında kral bulunurdu.
  • Kral aynı zamanda baş rahip,baş komutan ve baş yargıçtı. (Yani ordunun ,dinin, ve yargı işlerinin başında bulunuyordu)
  • Kraldan sonra en yetkili kişi kraliçe olup, kraliçelere Tavananna denirdi. ( Bu kadına değer verildiğini gösterir. )
  • Devlet meselelerinin görüşüldüğü yere Pankuş denirdi.
  • Çok Tanrılı bir dine inanıyorlardı. ( Bin Tanrılı toplum olarak anılıyorlardı.)
  • Tanrılarının ve krallarının resimlerini kaya üzerine kabartma şeklinde yapmışlardır. ( Bu da taş işçiliğinde ileri olduklarının göstergesidir.)
  • Halk hür ,yarı hür ve esirler olmak üzere sınıflara ayrılmıştı.
  • Ekonomileri tarıma dayalı olup maden işlemeciliğinde ileri gitmişlerdir.
  • Ordu piyade ve atlı askerlerden oluşuyordu.Hititler Mısırlılarla Suriye toprakları için yaptıkları savaş sonrasında imzalanan Kadeş Antlaşması tarihin ilk yazılı antlaşmasıdır. Hititlerde resim yazısı (hiyeroglif ) ile çivi yazısı kullanılmıştır.
  • Hititlerde kralların yaşamlarını anlatan yılılklara ANAL adı verilir.Anallar tarihin ilk tarafsız metinleridir.
  • M.Ö 700 tarihinde Asurlular tarafından yıkılmıştır.

FİRİGLER
  • Sakarya ırmağı çevresinde başkentleri Polatlı yakınlarındaki Gordion olmak üzere kurulmuşlardır.
  • Efsanevi kralları Midas’tır. (Midasın dokunduğu herşeyi altına çevirdiği ve eşek kulaklı olduğu yönünde efsaneler vardır. )
  • Tarıma çok önem vermişler, tarımı korumak için kanunlar koymuşlardır. ( Friglerde
  • Çok tanrılı dine inanmakta olup en önemli tanrıçaları Kibele idi
  • Dokumacılıkta, taş işçiliğinde ve ağaç işçiliğinde ileri gitmişlerdir.
  • Friglerin soyluları ve krallarını gömdükleri ağaçtan yapılmış ve üzeri toprakla örtülü yığma mezarlara Tümülüs adı verilirdi.
  • Hayvancılık faaliyetlerine önem veren Friglerin tiftik keçisinin kılından dokudukları tapates adı verilen halı ve kilimleri ünlüdür.
  • Fibula denilen çengelli iğneler yapmışlardır. ( Bu madencilikte ileri olduğunu gösterir. ) Kafkaslar üzerinden Anadoluya giren Kimmerler tarafından yıkıldılar (M.Ö 676).

URARTULAR
    MÖ 860 lı yıllarda Doğu Anadoluda Van Gölü çevresindeki Tuşpa başkentleri olmak üzere kuruldu.
     Taş ve maden işçiliğinde ileri gitmişlerdir.
     Çivi ve hiyeroglif yazısını kullanmışlardır.
    Tarımı geliştirmek için barajlar, göletler kurdular. Su kanalları açarak sulama yapmışlardır.
    Oda şeklinde kaya mezarları yapmışlardır. Ölümden sonra yaşama inandıkları için mezarlarına insanların günlük kullandığı eşyaları konmuştur.
     Dinleri çok tanrılı idi (Hititlerden etkilenmişlerdir.)
LİDYALILAR
✓ Gediz ve Menderes ırmakları arasında yaşadılar. Frig hakimiyetinin sona ermesi ile bölgeye hakim oldular. Başkentleri Sard'dır.
    Efesten başlayıp , Mezopotamya'da Asurluların başkenti Ninovaya kadar uzanan Kral Yolu'nu yaptılar.
    Parayı ilk bulan uygarlıktır. Böylece değiş tokuş (takas) usulüne son vermişler ve ticari ilişkilerde kolaylık sağlamşlardır.
     Çok tanrılı inanış vardır.
    Kısa sürede yıkılmışlardır. Sebebi ordularının çeşitli kavimlerden toplanan ücretli askerler oluşmasıdır.
     M.Ö. 547'de Persler tarafından yıkıldılar.
İYONYALILAR
    İyonlar, polis adı verilen şehir devletleri kurdular. M.Ö. XII. yüzyıldan itibaren Efes, Milet, Foça gibi şehirleri kurdular.
     Yöetimde Tiran adı verilen güçlü devlet adamları vardır.
     Siyasal yapılanmaları şehir devleti şeklindedir, hiç bir zaman merkeziyetçi olmamışlardır.
    Deniz ticareti ve kolonicilik alanında ileriydiler. Akdeniz, Marmara, Ege ve Karadeniz'de birçok koloniler kurmuşlardır.
    Bilim ve sanatta gelişmişlerdir. ( Tales, Pisagor, Heredot, Hipokrat, Diyojen önemli bilim adamlarıdır.)
     **Anadolu'da kurulan ilkçağ uygarlıkları içinde en gelismiş olanıdır.
Çünkü; İyonlar, Ön Asya'dan gelen ticaret yollarının bitiş noktasındadırlar ve doğu batı arasında köprü vazifesi görürlerdi.
Koloni: Bir devletin kendi ülkesinin sınırları dışında egemenlik kurarak yönettiği ekonomik veya siyasal çıkarlar sağladığı ülke, sömürülen ülke.
Asurlular, Sümerler, Akadlar Babilliler ve Elamlılardır.                          ( A S A B E)
Mezopotamya: İlkçağda Anadolunun güneydoğusundan Basra Körfezine kadar uzanan Dicle ve Fırat nehirleri arasında kalan bölgeye denmiştir. Verimli topraklara ve yaşamaya uygun iklime sahip olması nedeniyle bir çok topluluk buraya yerleşmiştir.
SÜMERLER
>     Sümerler Mezopamya uygarlıklarının kurucusudurlar.
>     Şehir devletleri halinde yaşadılar. Bu şehirleri yönetiyordu.
> Kral aynı zamanda baş rahip, baş komutan ve baş yargıçtı kraliçedir.


Tarİhte ilk kez yazıyı kullanmışlardır.BöyleceTarih çağları başlamıştır.
Dinleri çok tanrılı idi. Tapınaklarına Ziggurat_denirdi. Zigguratların alt katı depo ve Pazar yeri. Orta kat eğitim yapılan yer ve en üst katta gözlemevi olarak kullanılıyordu.
Gözlemevinin olması astronominin gelişmiş olduğunu gösterir.
Bilgi birikimi ve aktarımı kolaylaşmıştır.
Eğitim ve öğretim faaliyetleri kolaylaşmıştır.
Tarihte bilinen ilk yazılı kanunlar                               
Sümerler tatafından yapılmıştır. Urgakina ilk kanunları yapmıştır.
>      Sümerler matematik ve Astronomide ileri gitmişler ayın hareketlerine takvim yapmışlardır.
>     Tufan ve Gılgamış destanları meşhurdur
ASURLULAR
>     Yukarı Mezopotamyanın Fırat ve Dicle nehirleri çevresi ile Anadolunun güneyi İran bölgesinde kurulmuşlardır.
>      Kral yolu üzerinden Anadolu ile ticaret yaptılar .Kurdukları ticaret kolonileri ile Anadoluya kullandıkları çivi yazısını getirdiler.Böylece Anadolunun Tarih çağlarına girmesini sağladılar.
>     İlk kütüphaneyi yaptılar.
>     Dinleri çok tanrılı idi.
> Geliştirdikleri ağırlık ve uzunluk ölçülerini daha sonra Yunanlılar ve Romalılar kullanmışlardır. Bu durum kültürel etkileşiminin olduğunu gösterir.
BABİLLİLER
>     Babil krallığı Arabistandan Mezopotamyaya gelen Amurrular tarafından kuruldu.
>     Dinleri çok tanrılı idi. Tapınaklarına Ziggurat denirdi.
>     Astronomi ile ilgilenmişler, güneş ve ay tutulmalarını kaydetmişlerdir. Sümerlerden etkilenmişler, bir çok alanda onları geçmişlerdir.
>     Babilin asma bahçeleri meşhurdur.
>     En güçlü dönemlerini Hammurabi döneminde yaşamışlardır.Hammurabi eski kanunlardan yararlanarak Hammurabi Kanunlarını oluşturmuştur. Çok sert kanunlar yapmıştır.( kısasa kısas)

 Soru-cevap sitesi




Yorum Gönder

 
Top