0

4. Sınıf Sosyal Bilgiler İnsanlar Ve Yönetim Konu Anlatımı Ders Özeti

İnsanlar ve Yönetim

Yerel Yönetim
Yerel yönetim birimleri halka en yakın yönetim birimleridir. Belli nüfusun üzerinde (2000) olan yerleşim yerlerinde devlet kuruluşlarının yanı sıra yerel yönetim birimleri de vardır.
Yerel yönetimler, ulusal sınırlar içerisindeki değişik büyüklüklerdeki topluluklarda yaşayan insanların, ortak ve yerel nitelikteki gereksinimlerini karşılamak amacıyla kurulan ve hukuk düzeni içerisinde oluşturulmuş olan anayasal kuruluşlardır.
Anayasada tanımlanmış olan yerel yönetim kapsamında;
             il Özel idareleri,
             Belediyeler,
             Köy idareleri yer alır.
il Genel Meclisleri, Belediye Meclisi, Belediye Başkanı, Köy ihtiyar Meclisi ve Köy
Muhtarı seçimle göreve gelmektedir. Valiler ise atama ile göreve gelirler.

Yerel Yönetim Birimleri
Belirli ve sınırlı görevleri yerine getirmekle yükümlü olan tüzel kişiliktir. il özel idarelerinin seçilmiş organı il genel meclisidir.
İl Genel Meclisi: Valinin başkanlığında görev yaparlar. Halk tarafından seçilirler.
Belediye, nüfusu iki bini aşan yerleşim yerlerinde yaşayanların ortak gereksinimlerini karşılamakla görevli, kamu tüzel kişiliğine sahip ve karar organları halk tarafından oluşturulmuş yerel yönetim birimleridir.
Birden çok merkez ilçesi bulunan illerde bir tane büyükşehir belediyesi, ilin her merkez ilçesinde de ayrı ayrı ilçe belediyeleri bulunmaktadır.
Belediye Meclisi: Belediyenin üst düzey karar organıdır. Halk tarafından beş yılda bir seçilirler. Belediye başkanı başkanlık eder. Belediye meclisi, yılda üç defa toplanarak acil ve önemli kararları alır.
 İl Genel Meclisleri, Belediye Meclisi, Belediye Başkanı, Köy ihtiyar Meclisi ve KöyMuhtarı seçimle göreve gelmektedir. Valiler ise atama ile göreve gelirler.

Belediye Encümeni: Üyelerin bir kısmı belediyenin hizmet bölümünün yöneticilerinden (personel, hukuk, mimar) bir kısmı ise belediye meclisinin kendi içinden seçtiği üyelerden oluşur. Encümen, belediye meclisi toplantıda bulunmadığı zaman onun görevlerini yerine getirir. Ayrıca, yeni parklar, yolların yapımı için tasarılar hazırlar. Belediye hizmetleri karşılığında alınacak ücretleri belirler, meclis kararına sunulmak üzere bütçe ve hesapları inceler.
Belediye Başkanı: Belediye tüzel kişiliğinin temsilcisi ve yürütme organıdır. Temel görevi, belediye meclisi ve encümeninin kararları doğrultusunda belediye hizmetlerinin gerekli şekilde yürütülmesini sağlamaktır. 5 yıl süre için seçilir.

             Belediyeye ait taşınmaz malların kira gelirleri
             Ulaşım hizmetlerinden elde edilen gelirler
             Belediyeler tarafından toplanan vergiler
             Bağış ve yardımlar
             inşaat ve iş yeri ruhsat gelirleri

Belediyenin Görevleri

• Sağlık hizmetleri yapmak
• Yiyecek ve içecek satılan

• Şehrin temizliğini sağlamak
yerleri denetlemek

• Arsa üretmek
• Resmî nikâh işlemlerini yapmak
• Sosyal yardım yapmak
• Park ve oyun bahçeleri yapmak
• Şehir içinde yol ve kaldırım yapmak
• Yeşil alanları korumak ve yenilemek
• Konut üretmek
• inşaat ruhsatları vermek
• itfaiye teşkilatı kurmak
• Kanalizasyonlar yapmak
• Alt yapı çalışmaları yapmak
• Kültürel ve sportif tesis yapmak
• Kültür hizmetleri sağlamak
• Yerleşim yerinin elektrik, su, doğal gaz ihtiyacını karşılamak
• Şehir içi ulaşım hizmetlerini  sağlamak

• Esnafı denetlemek


İhtiyar Meclisi: Belediye encümeni gibi iki tür üyeden oluşur. Üyelerin bir kısmı "seçilenler," bir kısmı da "doğal" üyelerdir. Seçilenler, beş yıl süre için köy derneği tarafından seçilirler. Doğal üyeler, köy öğretmeni gibi üyelerdir. ihtiyar meclisinin görevleri köy kanununda belirtilmiştir. Buna göre köy ihtiyar heyeti, köy illerini sıraya koyar, imece ve salmaya karar verir, köy muhtarının harcamalarını denetler. Köy bütçesini kabul eder.
Muhtar: Görev süresi beş yıldır, ihtiyar heyeti ile köyün işlerini yürütür. Aynı zamanda muhtar, genel yönetimin temsilcisi sıfatıyla da yasaları ve hükümet emirlerini halka duyurur. Köy içinde dirlik ve düzeni sağlar. Köyde genel yönetimle ilgili işlerin uygulanmasına yardımcı olur.

             Cadde, sokak ve meydan levhalarını zaman zaman kontrol ederek eksik veya bozulmuş olanları belediyeye bildirmek
             Sandık seçim listelerinin ve askerlik çağına girmiş olanların kimlik çizelgelerinin askıya çıkarmak, ilan etmek
             Mahallede oturan vatandaşlar için gerekli ilmühaber düzenlemek
             Nüfus cüzdanını kaybeden, yenisini çıkarmak isteyenlere gerekli olan belgeleri düzenlemek.

Yerel Yönetimler, Kamuoyu
Kamuoyu, herhangi bir konu ya daolayla ilgili halkın düşüncesi, görüşüdür.insanlar, yasalar çerçevesindedüşüncelerini ve görüşlerini özgürcesöyleme hakkına sahiplerdir.Halk, seçtiği yöneticininçalışmalarından, hizmetindenmemnuniyetini ya da mennuniyetsizliğiniaçıklayabilir. Yönetimden başka hizmetleristeyebilir. Halk seçtiği yöneticiyideğiştirebilir.

Mustafa Kemal'in Anadolu'da toplanmasını istemesine karşın, 12 Ocak 1920'de istanbul'da toplanan meclis, Erzurum ve Sivas kongrelerinin esaslarını Misakımillî ilkesi doğrultusunda kabul ve ilan etmiştir.
16 Mart 1920'de İstanbul'un İtilaf Devletleri tarafından fiilen işgal edilmesi üzerine meclis dağılmış ve milletvekillerinin bir kısmı ingilizler tarafından tutuklanmıştır. Bunun üzerine Mustafa Kemal, valiliklere ve kolordu komutanlıklarına talimat vererek, Ankara'da toplanacak pek çok yetkiye sahip bir meclise yeni temsilciler seçmelerini bildirmiştir.
Bu çağrının sonucunda 23 Nisan 1920'de yurdun her bölgesinden gelen millet temsilcileriyle Ankara'da Büyük Millet Meclisi açıldı. Mustafa Kemal, millet iradesini ve egemenliğini temsil eden bu meclise başkan seçilerek, artık Türk bağımsızlık mücadelesinin her bakımdan, askerî, siyasi ve sosyal lideri olmuştur. Egemenliğin padişaha, bir sınıf veya zümreye değil, Türk milletine ait olduğugerçeğini devlet hayatımıza kazandıran Atatürk'tür.
Artık Türk milletinin iradesi, kararları ve sesi, onun yegane temsilcisi olan Büyük Millet Meclisi aracılığıyla bütün dünyaya duyurulmuş olmaktaydı. Büyük Millet Meclisi ile Türk milleti, varlığını ve kaderi üzerindeki hakimiyetini resmen ilan etmiştir.
Millî Mücadele, Türk ulusunun bağımsızlığına olan düşkünlüğünün ve zafere duyduğu sarsılmaz inancın tam desteğiyle, Birinci meclisin önderliğinde kazanılmıştır.
20 Ocak 1921 tarihinde hazırlanan ilk anayasamızda da, hakimiyetin kayıtsız şartsız milletin olduğu ilkesi esas kabul edilmiştir. Halkın kendi kaderini kendisinin tayin etmesi en tabi hakkıdır. Kanun yapmak ve yürütmek yetkileri, milletimizi temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisinde toplanmış ve buradan tecelli etmiştir. 1921 Anayasası ile Amasya Genelgesi'nden itibaren gelen ve yerleşen maneviyat ve kanaat, resmî bir nitelik kazanmış ve bu anayasa metni ile artık hukukî hüvviyete bürünmüştür.

Anayasamızın "Egemenlik" başlıklı 6. maddesi aynen şöyle demektedir: "Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir. Türk milleti egemenliğini, anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır. Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz."
Toplumda hiçbir kimse, hiçbir zümre, hiçbir sınıf ya da grup, doğrudan üstün emretme gücüne sahip olamaz. Toplumda üstün emretme gücünün tek kaynağı ve tek sahibi milletin kendisidir.
Önemli olan, millî egemenlik fikrinin genç nesillerce, ruhunda ve anlamında gönülden benimsenmesi ve onu yaşatmasıdır.
Millî egemenliğin en kısa tanımı şudur; Egemenliğin tam meşru kaynağı ve sahibi millettir. Millet iradesi, fertlerin iradelerinin bir araya gelmesinden ve kaynaşmasından oluşmaktadır. Millî egemenlik, milletin bölünmez iradesini temsil eder.
Atatürk'e göre, toplumda en yüksek hürriyetin, en yüksek eşitlik ve adaletin devamlı şekilde sağlanması ve korunması ancak ve ancak tam ve kesin manasıyla millî egemenliğin kurulmuş olmasına bağlıdır. Bundan dolayı hürriyetin de eşitliğin de adaletin de dayanak noktası millî egemenliktir.
Atatürk, "Türk'üm" diyen her insanın vatan toprakları üstünde ayrıcalıksız ve kaynaşmış bir Türk ulusunu temsil ettiğini özellikle vurgulamıştır. Egemenlik kayıtsız şartsız ulusun olacaktır!ilkesi doğrultusunda hiçbir güç, hiçbir iç ve dış kuvvet bu hakkı ulusun elinden alamaz. Ulusumuz, en kutsal varlığı olan bağımsızlığını, gerektiğinde canı pahasına korumuştur ve her zaman da koruyacaktır.
 Soru-cevap sitesi




Yorum Gönder

 
Top