0

Gençlik Çağı Psikozları Nelerdir: 

Gençlik çağında başlayan psikotik tepkiler, tanı bakımından şaşırtıcı özellikler gösterir. Bu bakımdan kesin tanı ancak iyiy bir izleme sonucu konabilir. Örneğin, başlangıçta şizofreni ön tanısı alan 50 genç kızdan izleme sonucu ancak 18`ine kesin şizofreni tanısı konmuştur. Geri kalanların 12`si intihar girişimi ve depresyon tanısı, 10`u davranış bozukluğu, 4`ü evden kaçma, 6`sı da anti-sosyal kişilik olarak belirlenmiştir. 
Birçok başka araştırmada kişilik değişikliklerinin ve ağır davranış sapmalarının şizofrenin başlangıç belirtileri olabildiğini vurgulamaktadır. Şizofreni ile ilgili olmayan gençlik tepkileri, şizofreniyle karışacak özellikler gösterebilirler. Bu nedenle kesin tanı koymadan beklemek, belirlilerin gidişini izlemek gerekmektedir.
Şizofreni geliştiren 44 genç, yetişkinin lise çağındaki uyumları okul kayıtlarına göre incelendiğinde, ortaya ilginç bulgular çıkmaktadır: Bu hastaların lise çağında spor yapmadıkları, grup çalışmalarına katılmadıkları, kızlarla ilgilenmedikleri saptanmıştır. Okulda sorun çıkmayan ama pek aranmayan, sevilmeyen, önderlik nitelikleri olmayan, içine kapanık, kaygılı, bağımlı gençlerdir. Başka bir deyişle, şizoid kişilik özellikleri taşımaktadırlar.
Bu araştırmalardan şu sonuç çıkmaktadır: Şizofreniyi önceden kestirmemize yarayacak kesin ön belirtiler ve kişilik özellikleri yoktur. İki aşırı uçta yer alan şizoid kişilik yapısında olanlarla, çocukluklarında davranış bozukluğu gösteren gençler kümesinden şizofreni çıkma olasılığı daha güçlüdür. Ancak belirtelim ki, her şizoid kişilik zorunlu olarak şizofreni ile son bulmadığı gibi, her davranış bozukluğu da şizofrenin ön belirtisi sayılmaz.
"Annesi de erken konuşmuştu.", "Babası da geç yürümüştü." gibi sözleri sıklıkla duyarız. İşte bu söylenenler kalıtıma bağlı etkilerin, günlük dile yansımasıdır.

Belirli bir davranışın ne zaman ortaya çıkacağı, özel ve bozucu bir neden olmadığı durumda, kalıtsal olarak belirlenmiştir. Diğer bir deyişle; çeşitli davranışların ortaya çıkacağı yaşlar vardır. Bunların ortaya çıkması için ek bir çabaya ya da özel bir eğitime gerek yoktur.

Ergenlik dönemindeki gençlerin gelişiminde bireysel farklılıklar görülebilir. Bazen bir gencin bedensel gelişimi, zihinsel ve ruhsal gelişiminden geride olabilir. Bu durum, aile içi ya da arkadaş çevresinde, gençe küçük bir çocuk gibi davranılmasına neden olabilir. Genç de kendisini, yaşıtlarının arasında dışlanmış hissedebilir.

Bedensel olarak erken gelişen gençlerden de çok şey beklenir. Örneğin, henüz hazır olmadan, "Koca adam oldun." ya da "Koca kızsın." sözünü sıklıkla işitebilirler. Henüz yeterince olgunlaşmadıkları için yetişkinlerin beklentilerine yanıt veremezler; çünkü içleri henüz çocuktur.

Bazen beden gelişimi ile gencin hareket yeteneğindeki olgunlaşma eş zamanlı olmayabilir. Uzun boyu nedeniyle basketbol oynayan bir gencin hareketlerinde beceri eksikliği ve sakarlıklar görülebilir. Zihinsel yetenekleri ile sınıfın en başarılı öğrencilerinden olan bir öğrenci, ruhsal olgunlaşması açısından ve davranışları yönünden hâlâ çocukluk günlerinde olabilir.

Büyüme ve gelişmedeki farlılıklar her çocuğu ve genci "biricik", diğer bir deyişle "kendine özgü" kılar.

Erken ya da geç büyüme, az ya da çok gelişkin olma, gençleri iyi ya da kötü yapmaz; yalnızca farklı kılar. Bu farklılık da hem doğal hem güzeldir.

Sevgili öğrenciler, gelişmeniz arkadaşlarınıza göre gecikmiş olabilir. Bu bir eksiklik değildir ve sizde güvensizliğe neden olmamalıdır.

Gençler, uzun boylu olmak, bir an önce büyümek isterler. Ancak uzun boylu ya da gelişkin bir genç olmak kendimizi kabul ettirmenin tek koşulu değildir.

Sağlıklı bir kişilik gelişimi, olumlu olduğu kadar olumsuz yönlerinizi de bilerek, bunlarla baş etmeye çalışmanızla başlayacaktır.

Ergenlik döneminde, gelişmeniz açısından arkadaşlarınızla aranızda farklılıklar olması sizleri kaygılandırabilir. Ancak aileniz ve çevrenizdeki büyüklere sorarsanız görürsünüz ki, yakın akrabalarınız da benzer bir gelişim süreci geçirmiş ve onların da ergenlik özelliklerinin başlaması çevrelerinden farklı yaşlarda olmuştur.

Büyüme ve gelişmenin çok hızlı olduğu ergenlik döneminde beslenmeye elden geldiğince dikkat etmek, spor yapmak ve gerektiği kadar da dinlenmek, değişimi ve gelişimi olumlu yönde etkileyecek ve kolaylaştıracaktır.

Ergenler olarak yaşadığınız ya da yaşayacağınız değişimler sizi erişkinliğe hazırlayan hoş gelişmelerdir ve herkesçe yaşanır.

Ergenlik döneminin ilk yıllarında bedeninizdeki hızlı gelişmelere ayak uydurmanız zaman alabilir. Kendinizde ve arkadaşlarınızda gördüğünüz değişiklikleri merak ederseniz. Bedeninizdeki gelişme ve değişmeyi daha iyi anlayabilmek ve özümseyebilmek için de fırsat bulduğunuz her an aynanın karşısına geçmeniz doğaldır.
 Soru-cevap sitesi




Yorum Gönder

 
Top