0

Evrende Bir Düzen Vardır
         Her şeyin bir yapanı, bir yaratıcısı vardır. Her resmin bir ressamı, her heykelin bir heykeltıraşı olduğu gibi bu muhteşem evrenin de bir yaratanı vardır.
       Yazı tahtasında veya bilgisayar ekranında anlamlı bir cümle veya bir çocuk resmi gördüğünüzü varsayın. Ne düşünürsünüz? Bunu biri, yazmış veya çizmiş olmalı, değil mi? Yediğimiz yemekler ve giydiğimiz giysiler tesadüfen veya kendiliğinden meydana gelmiş olabilir mi? Ya binlerce bitki ve hayvan türleri, milyonlarca yıldız, gezegen, uçsuz bucaksız evren! Bunları yaratan bir güç olmalı. O da sonsuz güç sahibi olan Yüce Allah’tır. Kur’an’da Rûm suresinin 8. ayetinde bu konuya şöyle dikkat çekilmiştir: “…Allah, gökler ile yeri ve ikisi arasındakileri ancak hak ve hikmete uygun olarak ve belirli bir süre için yaratmıştır…”
        Allah’ın yarattığı evrende bir düzen vardır. Evren (Kâinat), üzerinde yaşadığımız dünya ile tüm yıldız ve gezegenleri içine alan varlıklar bütünüdür. İçinde yaşadığımız doğayı gözlemlediğimiz ve üzerinde düşündüğümüz zaman, varlıklar arasında bir denge, düzen, ahenk ve uyum olduğunu anlarız.
        Varlıklar amaçsız yaratılmamıştır. Her varlığın bir yaratılış amacı ve görevi vardır. Sâd suresinin, 27. ayetinde bu konuya şöyle değinilmiştir: “Biz göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık…”
         Doğadaki varlıklar arasında bir uyum vardır. Güneş ve ay, belli bir düzen içinde hareket eder. Bu gerçek, Kur’an’da şöyle ifade edilmiştir: “Güneşi parlak bir ışık (kaynağı) ve ayı aydınlık kılan ve yılların sayısını bilesiniz, (zamanı) ölçebilesiniz diye ona evreler koyan odur. Bunların hiçbirini Allah, bir anlam ve amaçtan yoksun yaratmış değildir. (Allah) bilmek isteyen bir topluluk için ayetlerini ayrıntılı olarak (işte böyle) açıklıyor.” (Yûnus suresi, 5)   
         Akarsular, göller, denizler, dağlar, ovalar, vadiler, karada ve denizlerdeki binlerce canlı, çeşit çeşit sebzeler, meyveler, doğaya eşsiz bir güzellik katar. Bu güzelliklerin meydana gelmesinde, yaşamasında suyun ve yağmurun önemli bir rolü vardır. Bu durumun Allah’ın koyduğu belli bir ölçü ve düzene bağlı olduğu bir ayette şöyle dile getirilmiştir: “Gökten uygun bir ölçüde yağmur indirdik ve (faydalanmanız için) onu yeryüzünde tuttuk…” (Mü’minûn suresi, 18. ayet) İnsan ve hayvanların yaşaması için gerekli olan her şey doğada yeterli miktarda vardır.
          Doğada canlı ve cansız pek çok varlık bulunmaktadır. İnsan, hayvan, bitki, toprak, su, hava bunlardan birkaçıdır. Dünya, Allah tarafından canlıların yaşayabileceği biçimde yaratılmıştır. Dünyamız; suyu, havası ve toprağıyla insanlar ve diğer canlılar için ideal bir ortamdır.
           Aynı sudan beslenen; fakat farklı renk, tat ve kokulara sahip meyve ve sebzelerdeki olağan üstülüğe Kur’ân’da şöyle dikkat çekilmiştir: “Yeryüzünde birbirine komşu arazi parçaları, üzüm bağları, ekinler, dallı budaklı hurma ağaçları vardır ki hepsi aynı su ile sulanır. (Böyle iken) verdikleri ürünlerde onların bir kısmını bir kısmına farklı ve üstün kılarız.  İşte bunlarda akıllarını kullanan bir toplum için ibretler vardır.”    (Ra’d sûresi, 4. ayet)
           Evrendeki düzen, milyonlarca yıldır bozulmadan devam etmektedir. Güneş, ay, yıldız ve gezegenler de kendi yörüngelerinde hareket etmektedir. Dünya’nın kendi ekseni etrafında dönmesiyle gece ve gündüz; Güneş etrafında dönmesiyle de mevsimler meydana gelir. Gece-gündüz ve mevsimlerin devamlılığı bu düzene bağlıdır. Allah, bu düzene Fâtır suresinin 13. ayetinde şöyle işaret etmiştir: “Allah, geceyi gündüze katar, gündüzü de geceye katar. Güneşi ve ayı da koyduğu kanunlara bağlı kılmıştır. Her biri belirli bir vakte kadar akıp gitmektedir. İşte Rabb’iniz Allah, budur…”
        Kâinata ibret gözüyle bakıldığında, onun kanunlar ve belirli gayeler dizisi düzenlemesi olduğu görülür. Bu ince kanunların ve hesapların tesadüften çıkması, kendi kendine oluvermesi mümkün değildir. Onları düzenleyen ve varlıkların hizmetine sunan akıl idrak güç ve hikmet sahibi bir yaratıcının bulunması gerektiğine dikkatimizi çeken birçok âyet vardır.  Evrendeki mükemmel düzen ve uyum her varlığın Allah tarafından belli bir plan dâhilinde, belli bir ölçü çerçevesinde, birbiriyle uyumlu ve değişmez yasalara uygun yaratıldığını göstermektedir.
         Mevsimlerin birbiri ardı sıra gelmesi evrende bir düzenin olduğunun kanıtıdır.  
          Vücudumuzdaki organlarımız birbiriyle düzenli ve uyumlu çalışır. Bu sayede sağlıklı bir yaşam süreriz. Örneğin vücut sıcaklığımız 40 derece ve üzerine çıksa ailemiz ateşimiz yükseldiği için bizi hemen doktora götürür. Çünkü insanların ortalama vücut sıcaklıkları 37 derecedir. İşte bu, Allah’ın insan vücuduna koyduğu bir ölçüdür, Yüce Allah’ın bir yasasıdır.

          Allah’ın yaratması her an devam etmektedir. Evrendeki düzenin devam etmesi de bunun sonucudur. Eğer Allah’ın yaratması dursaydı dünyadaki yaşam devam edemezdi. Bu konuda bir ayette şöyle buyrulur: “Allah’ın, yaratmayı nasıl başlattığını, sonra bunu (nasıl) tekrarladığını görmediler mi? Şüphesiz bu, Allah’a göre kolaydır.” (Ankebût suresi, 19. ayet)  Yaratma durursa dünyadaki yaşamın devam etmesi mümkün değildir.
           Bizler bir şeyi yoktan var edemeyiz; ancak var olanı kullanarak yeni şeyler yapabiliriz. Örneğin ağaçtan kereste, keresteden mobilya yaparız. Topraktaki demir tozlarını demire dönüştürür, demirden araçlar ve yapılar üretiriz. Akarsu üzerine baraj kurar, enerji elde ederiz. Yünden giysiler, sütten yoğurt, sebzeden yemek yaparız. Elverişli toprağa tohum eker ve ağaç fidanı dikeriz. Gelişimlerini gözler ve ürünlerinden yararlanırız. Buradan yola çıkarak meyveleri ve sebzeleri insanın yarattığını söyleyemeyiz.       
          Toprağı, suyu, ışığı, güneşi, yağmuru ve rüzgârı yaratan Allah’tır. Bir ayette bu konuya işaret edilmiştir: “…Sizin için gökten rızık indiriyor, (rızkın sebebi olan yağmur, güneş ve hava veriyor)…” ( Mü’min suresi, 13. ayet)  Nahl suresi’nin 17. ayetinde de bu konuya şöyle dikkat çekilmiştir: “O hâlde, yaratan (Allah), hiçbir şey yaratamayan herhangi bir (varlıkla) kıyaslanabilir mi? Artık öğüt alıp düşünmez misiniz?”
          Bitkileri, hayvanları, insanları, yeri, göğü, yıldızları, her şeyi ama her şeyi Allah yarattı. Peki, bu ne anlama geliyor? Bizi de Allah yarattı, arkadaşlarımızı da. Hepimiz yaratılmışız, tek bir Yaradan var; o da Allah’tır. Yaratılmış olan her şey evrenin ahenk ve düzeni, işte bütün bunlar yüce Allahın varlığını gösteren belirtiler, izler ve delillerdir. İnsan aklı ile bu belirti, iz ve delillerden hareketle yüce yaratıcıyı bulmaya çalışır.
 Soru-cevap sitesi




Yorum Gönder

 
Top