0

Dua : Dua, istekleri Allah’a iletmektir. Sevinç ve üzüntüleri Yaradan ile paylaşmaktır. Allah ile iletişim yardım istemek ve ona sığınmaktır. Verdiği şükretmektir. Dua, yapılan hatalardan bağışlanma dilemektir.
         Rabb’imiz yalnızca kendisinden yardım istememizi ve yalnızca kendisine dua etmemizi istemiştir. Bu konuda Kur’an’da şöyle buyurmuştur: “Gerçek dua ancak O’nadır…” (Ra’d suresi, 14. Ayet) Yüce Allah, böyle yapılan dualara karşılık vereceğini,      “… Bana dua edin, duanıza karşılık vereyim…” (Mü’min suresi, 60. âyet)  buyurarak bildirmiştir.
5.1. Dua İbadetin Özüdür
        Dua; kalbin, Allah’a yönelmesi ve ondan yardım istemesidir. Ancak bu yardım isteği, Allah’a saygıyla sunulmalıdır. Allah’ı sevmenin ve ona saygı duymanın en güzel ifadesi ise ibadettir. İnsan, ibadet etmekle Allah ile iletişim kurarak isteklerini ona iletir. Kulun Allah ile iletişim kurduğu ibadetlerin başında ise dua gelir. Bu nedenle dua, müminler için bir ibadettir, denilebilir. Kur’an-ı Kerim’de pek çok ayette ibadetle dua bir arada yer almıştır. Bütün ibadetlerin içinde veya sonunda dua edilmesi öğütlenmiştir.
        Dua eden kişi, duadan önce üzerine düşen görevi yapmalıdır. Hiçbir şey yapmadan, çalışmadan, tehlikelere karşı tedbir almadan ve günahlardan korunmadan Allah’tan istekte bulunmak doğru değildir. Önce, Rabb’imize karşı görevlerimizin başında gelen ibadetleri yapmalı, sonra da ona dua ederek ondan yardım istemeliyiz.
        Dua ile ibadetin ayrılmaz bir bütün olduğunu Peygamberimiz bir sözünde şöyle ifade etmiştir: “Dua, ibadetin özüdür.” (Tirmizî, Daavat, 1) Nitekim kişi, dua etmekle Allah’a olan inancını, Allah’ın merhametine olan güvenini ve onun karşısındaki acizliğini itiraf eder. Gücünü aşan konularda Allah’tan yardım ister. Eksiklerinin tamamlanması, hatalarının affı için Allah’a sığınır, tövbe eder. Allah’a bağlılığını ve sevgisini dua ile ortaya koyar. Böylece Allah’a karşı kulluk görevi olan ibadetini de yerine getirmiş olur.
      5.2. Niçin ve Nasıl Dua Edilir?
             Allah bizlere birçok nimet vermiştir. Bizler, verdiği bu nimetler için Allah’a şükretmeliyiz. Verdiği nimetler sebebiyle onu anmalı, bizleri bu nimetlerden mahrum bırakmaması için ona içtenlikle dua etmeliyiz. Yüce Allah, kendisine yapılacak duaları kabul edeceğini haber vermektedir. Kur’an-ı Kerim’de, “Kullarım sana benden sordukları zaman bilsinler ki ben onlara çok yakınım. Benden isteyenin, dua ettiğinde duasını kabul ederim. Artık onlar da benim davetime uysunlar..” (Bakara suresi, 186. Ayet) buyrulmaktadır.
           Dua, insanın Allah katındaki değerini artırır. “Ey Muhammed, de ki: Duanız olmasa Rabb’im size niye değer versin?..” (Furkân suresi, 77.) ayeti bunu belirtmektedir. Peygamberimiz de “Allah’ın lütfundan isteyin. Çünkü Allah kendisinden istenmesini sever. İbadetin en değerlisi dua edip kurtuluş beklemektir.” (Tirmizî, Daavat, 126)  buyurmaktadır.
          Bazen insan yalnızlık çekebilir, derdini paylaşacak kimse bulamayabilir. Çaresiz ve sıkıntılı zamanlarında insan, elini ve gönlünü Yüce Rabbine açarak bütün içtenliğiyle derdini ona döker, dua eder. Ona sığınarak ondan yardım ister. Allah’ın yardımının kendisi ile birlikte olduğunu düşünür ve manevi güç kazanır. Böylece iç dünyası ferahlar, gönlü huzur ve mutlulukla dolar. Bu konuda Hz. Ali, “Bela dalgalarını dua ile uzaklaştırın. Bela ile karşılaşmamış olan kişinin, bela ile karşılaşandan daha fazla duaya ihtiyacı bulunmaktadır.” (Bihâru’l-Envar, C. 93, s. 288) diyerek duanın önemine dikkat çekmiştir.
         İnsan, bir ihtiyacı olduğunda Allah’a dua eder, ondan yardım ister. İstenmeyen bir davranış yaptığında Allah’a dua ederek bağışlanmasını diler. Anne-babasının, kardeşlerinin ve bütün inananların iyiliğini ister. Kimsesiz, fakir ve zor durumda olanlar ile yaşlıların daha iyi olmaları, mutlu ve rahat bir hayat sürmeleri için Allah’a dua eder.
     İslam dininde duaya büyük önem verilmiştir. İnsan istediği zaman ve içinden geldiği gibi Allah’a dua edebilir. İsteklerini ve içinde bulunduğu durumu doğrudan Allah’a iletebilir. Hiçbir aracıya ya da özel bir yer ve zamana ihtiyaç duymaksızın Allah’tan yardım isteyebilir. Duada önemli olan, insanın samimiyetle  içinden  gelenleri  Rabb’ine  söylemesidir.
         Allah, Kur’an’da insanlardan dua etmelerini istemekte ve dua edenlere de karşılık vereceğini belirtmektedir. Allah; insanın içinden geçirdiği güzel duygu ve düşünceleri de bilir. Allah’a hangi dilde ve ne şekilde dua edilirse edilsin O, herkesi duyar.       
         Rabb’imize kısık sesle ve içten gelerek dua ederiz. Nitekim bir ayette şöyle buyrulmaktadır: “İçinden yalvararak ve ürpererek yüksek olmayan bir sesle sabah ve akşam Rabb’ini an. Sakın umursamaz kimselerden olma.” (A’râf suresi, 205. ayet)
         Allah’a, güzel adlarını anarak dua etmeliyiz. Bir ayette Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “De ki: “İster Allah diye dua edin, ister Rahman diye dua edin…” (İsrâ suresi, 110. ayet) Dua ederken sadece kendimiz için değil, annemiz, babamız, kardeşlerimiz ve arkadaşlarımız için de dua etmeliyiz. Duanın sonunda “Allah’ım duamı kabul et!” anlamında “Âmin!” deriz.  
          Tek başına dua edilebildiği gibi topluca da dua edilebilir. Örneğin yemeklerde, düğünlerde, sünnet törenlerinde, camide ve bayram namazlarında topluca dua edilir.
5.3. Kur’an’dan ve Hz. Peygamberden Dua Örnekleri
5.4. Kültürümüzden Dua Örnekleri
 Soru-cevap sitesi




Yorum Gönder

 
Top