0

İSLAM VE EVREN
“Yeri döşeyen, onda oturaklı dağlar ve ırmaklar yaratan ve orada bütün meyvelerden çifter çifter yaratan O’dur.Geceyi de gündüzün üzerine o örtüyor. Şüphesiz bütün bunlarda düşünen bir toplum için ibretler vardır.” (Ra’d suresi, 3. ayet)
Sizce evren ve içindekiler nasıl meydana gelmiştir? Yukarıdaki ayeti de dikkate alarak arkadaşlarınızla konuşunuz.

Kur’an-ı Kerim Fatiha suresiyle başlar.Besmele çekildikten hemen sonra Allah’a hamdedilir. Sayısı nimeti bize verdiği için ona teşekkür eder, Allah’a sevgimizi ifade ederiz. Şükrümüzü sunmak için okuduğumuz “Elhamdülillah” ifadesinden sonra Allah, kendisiyle ilgili tanımamızı istediği ilk özelliğini açıklar.
Bu özellik, Allah’ın âlemlerin Rabb’i olmasıdır. Çünkü Allah canlı cansız tüm âlemlerin Rabbi’dir. 

Allah, evreni ve içindekileri yarattıktan sonra onları başıboş bırakmamıştır. Evrende bazı kurallar koymuş, insanoğlu dışında yarattıklarını bu kurallara uymaya mecbur etmiştir. Çünkü her varlığa irade ve akıl vermemiştir.Örneğin hayvanlar içgüdülerinin ve kendileri için var edilmiş yaşam biçimlerinin dışına kendi istekleri ile çıkamazlar. Onlar için günah-sevap, haram-helal ve kötü-iyi gibi kavramlardan söz edilemez. Bu sebeple hesaba da çekilmezler. İnsan içinse durum farklıdır. Evren ve içindekiler insanlar için yaratılmıştır. Kur’an-ı Kerim’de bu konu şöyle açıklanır:

O, yerde ne varsa hepsini sizin için yarattı. Sonra gökyüzüne yöneldi, onu da yedi kat olarak yaratıp düzenledi. O, her şeyi hakkıyla bilendir.”(Bakara suresi, 29. ayet.)


İnsan seçim yapabildiği alanlarda sorumludur ve ölümden sonra hesap vermek mecburiyetindedir. Onun görevi evrenin tek bir yaratıcısı olduğu kabul etmek, Allah’a kulluk etmek, evrenin kendi hizmetine emanet olarak verildiğini bilmek ve sadece kendine aitmiş gibi davranmamaktır. İnsan bu görevlerini yerine getirmek için dünyaya gönderilmiş ve birçok nimet emrine sunulmuştur.Evren görünen ve görünmeyen âlem diye sınıflandırılabilir. Görünmeyen âlem Kur’an-ı Kerim’in ifadesiyle “gayb” âlemidir. Gayb; gizli olan, bilinmeyen, göz önünde olmayan anlamlarına gelir. Kur’an-ı Kerim’de pek çok ayette bu ifade geçer.Yalnız Allah’ın bildiği, o izin vermeden kimsenin elde edemeyeceği bilgileri ifade eder. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur: “De ki: Ey gökleri ve yeri yaratan, gizliyi de (gayb), açığı da bilen Allah!”(Zümer Suresi 46.Ayet) Ayette ifade edilen gizli kavramı insanlar için kullanılır. Allah için gizli, bilinmeyen diye bir şey yoktur. Evren sadece görebildiğimiz varlıklardan oluşmaz. Görünmeyen âlemi oluşturan her şey de evrenin bir parçasıdır.Gayb âlemi hakkında bildiklerimiz Allah’ın bize öğrettiği kadarla sınırlıdır. Örneğin melekleri gözümüzle göremeyiz. Ancak var olduklarını bize Allah bildirir. Onlar hakkındaki bilgilerimizin kaynağı Allah’tır.

“Göklerde ve yerde bulunanlarla dizi dizi kuşların Allah’ı tesbih ettiklerini görmez misin? Her biri kendi duasını ve tesbihini (öğrenmiş)bilmiştir. Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyla bilir.” (Nur suresi 41. ayet.)


Yukarıdaki ayete göre kuşlar kendilerince Allah’ın emirlerini yerine getirirler. Ayetin mesajı ne olabilir? Düşününüz.

İSLAM VE HAYATIMIZ

“…Biz, bir peygamber göndermedikçe (kimseye) azap edecek değiliz.” (İsrâ suresi, 15. ayet.)


Sizce peygamberler toplumlara niçin gönderilmiş olabilir?
İslam dini, yaşamın her alanında nasıl davranacağımızı gösteren kurallar içerir. Toplum içinde nasıl davranmalıyız, çevremize karşı sorumluluklarımız nelerdir, Allah’a karşı görevlerimizi nasıl yaparız vb. soruların cevabını bu kurallardan öğreniriz. Bu kurallar ya Kur’an-ı Kerim’deki ayetlerle ya da Hz. Muhammed (s.a.v.)’in tavsiyeleriyle bildirilmiştir. Allah, insanın her an kulluk bilincine sahip olmasını, kendisini yaratanın Allah olduğunu asla aklından
çıkarmamasını istemiştir. Böylece kişi mümkün olduğunca kendisine Allah tarafından yasaklanmış işlerden uzak duracaktır. Yaşadığı her an kulluk bilincinde olan insan ayrıca gününün belirli bir kısmını da özel olarak Allah’a ayırmalıdır. Bu anlarda kendisinden istenen ibadet görevlerini yerine getirmelidir. Örneğin kişinin doğru ve dürüst bir insan olması, yaşamı boyunca Allah’a saygı duyması gerekirken bu özelliğini ayrıca günün belli saatlerinde namaz kılarak göstermesi lazımdır. Böylece kişi, yaşamına yaydığı güzel
özellikleri, ibadetler sırasında daha yoğun göstermelidir.

Toplumsal kurallar:Toplum içinde nasıl davranılacağı,nelere uyulması gerektiğini belirleyen Allah’ın koyduğu kurallardır. Aile düzeni, sosyal ilişkiler, temel hak ve özgürlükler, topluma zarar veren alışkanlık ve yasaklar bu kapsama girer. Allah, toplum yaşantısı ile ilgili kurallarını kitap ve peygamber göndererek bildirir. Örneğin Kur’an-ı Kerim’de şöyle bir ayet bulunur:

“Ey müminler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın. Belki de onlar, kendilerinden daha iyidirler. Hanımlar da başka hanımlarla alay etmesinler. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Birbirinizi ayıplamayın, birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın...”(Hucurat Suresi 11.ayet)

Bu ayete göre sosyal hayatta türlü anlaşmazlık ve sorunlara neden olan alay, ayıplama ve lakap takma yasaklanmıştır.

Hz. Muhammed (s.a.v.) de sosyal hayatın düzenlenmesi ile ilgili bazı tavsiyelerde bulunmuştur. Bu tavsiyelerden biri şöyledir:

“Birbirinize kin beslemeyin! Birbirinizi kıskanmayın! Birbirinize sırt çevirmeyin! Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun! Bir Müslümana ,din kardeşini üç geceden fazla terk etmesi (küsmesi) helal değildir!”

Yani Müslümanlar birbirlerine uzun süre küs kalamaz,kin ve düşmanlık besleyemez.Peygamber efendimizin de belirttiği gibi “Müslümanlar kardeştir”
İslam dini temiz ve huzurlu bir yaşam sürülmesi için kötü alışkanlık ve davranışları da yasaklamıştır.Örneğin içki içilmesi dinimizce haramdır. Böylece kişinin hem bedeni hem aklı korunmuş olur. Ancak bu yasağın toplumu ilgilendiren bir yönü de bulunur. İçki aile ve topluma ciddi zararlar verir.

Ekonomik kurallar:Mal edinme ve harcama biçimi de insanın önemli sorumluluk alanlarındandır. İslam ekonomi alanında da kurallar koymuştur. Rüşvet ve faizle mal kazanmanın haram olduğunu bildiren,kazanılan mallardan zekât ve sadaka verilmesini emreden ayetler vardır.Kur’an-ı Kerim’in en uzun ayetinde, bir insanın diğerine borç verdiğinde mutlaka şahitler huzurunda borcun adaletle yazılması emredilir.Ayrıca şu hadiste Peygamberimizin söyledikleri de bu konuda bize örnektir

: “Müşteri kızıştırmayın! Biriniz diğerinin pazarlığı üzerine pazarlık etmesin!”

 Peygamberimiz şöyle buyurur:

“Bu çarşı ve pazarlarda ticaretin içerisine boş söz ve yalan karışabilir. Bu sebeple ticaretinizi sadaka vererek temizleyin.”

Günlük hayatla ilgili kurallar: Gündelik yaşamda sıradan gibi görünen ancak sürekli tekrar edilmesi açısından insan hayatında çokça yer alan davranışlar vardır. İslam dininin bu konularla ilgili de kuralları bulunur. Örneğin Peygamberimiz hangi davranışların Allah katında daha değerli olduğunu soran birisine şunları tavsiye etmiştir. “Başkalarına yemek yedirirsin, tanıdık tanımadık kiminle karşılaşırsan selam verirsin.”

5. Sınıf Temel Dini Bilgiler 1. Ünite ile ilgili aramalar 
5 sınıf temel dini bilgiler 1 dönem 2 yazılı soruları 5 sınıf temel dini bilgiler 1 dönem 2 yazılı soruları eğitimhane 5 sınıf temel dini bilgiler 2 dönem 1 yazılı soruları çöz 5 sınıf temel dini bilgiler 1 dönem 2 yazılı soruları ve cevapları 5 sınıf temel dini bilgiler testi çöz 5.sınıf temel dini bilgiler yıllık planı 5 sınıf temel dini bilgiler ders kitabı 5 sınıf temel dini bilgiler ders kitabı cevapları doku yayınları
 Soru-cevap sitesi




Yorum Gönder

 
Top