0

KURAN-I KERİMİ ANLAMA YOLLARI MEAL VE TESFİR

Kuran’ın muhatabı insandır. Akıllı bir varlık olarak insan Kur’an’ı okumaya, ondaki ilkeleri, olayları, hükümleri, buyruk ve öğütleri anlamaya çalışmalıdır. İnsanın; yaratıcısını tanıyabilmesi, İslam’ın inanç, ibadet ve ahlak esaslarının neler olduğunu doğru bir şekilde öğrenebilmesi için Kur’an’ı okuması ve anlaması gerekmektedir.

Yüce Allah, ilahi kitapları, peygamberlerinin konuştuğu dil üzere göndermiştir. Bu amaçla Kur’an’ı Kerimde Hz. Muhammed (s.a.v)’in konuştuğu Arapça dili ile insanlığa gönderilmiştir. Kur’an-ı Kerimin Arapça olarak indirilmiş olması onun sadece Arap Halkına indirildiği anlamına gelmemektedir. Çünkü Hz. Peygamberin görevi sadece Allah’tan aldığı ilahi mesajları insanlara duyurmak değil, o mesajların manasını da açıklamaktır.

Allah-ü Teâlâ Hz. Muhammed (s.a.v.)’i son kutsal kitap olan Kur’an-ı Kerimi insanlara anlatıp açıklamakla görevlendirmiştir. Hz. Peygamberin bu görevi layıkıyla yerine getirebilmesi içinde kutsal kitabın Arapça olarak indirilmesi gerekmekteydi.

Ancak İslam dini, zamanla geniş bir coğrafyaya yayılmış, farklı ırklara, milletlere ve dillere sahip birçok insan bu dini benimsemiş ve uygulamaya başlamıştı. Kur’an-ı Kerim Arapça olarak indirildiği için insanlar Kur’an-ı Kerimi anlamakta güçlük çekiyor veya ayetlerin ne demek istediğini hiç anlamıyordu. Bu durum üzerine Kur’an-ı Kerimin diğer dillere tercüme edilmesi faaliyetlerine başlanmıştır.

Kur’an’ı Kerimin sözlerinin anlamını aynen değil de genel içeriği ve anlamıyla ifade edilmesine “Meal” denir. Kur’an-ı Kerim’in hiçbir dile tam olarak çevirisi yapılamayacağından yapılan çevirilere meal adı verilmektedir. Yapılan mealler sonuç itibariyle çeviri yapan kişinin Kur’an’ı Kerimden anladığıdır. Kısacası Mealler Kuran’ın tam içeriğini bize veremez ancak anlatılmak istenen mesajı bize genel olarak anlatır.

Kur’an-ı Kerimde ayetler muhkem ve müteşabih ayetler olmak üzere ikiye ayrılır. Muhkem Ayetler; anlamı açık, herkes tarafından anlaşılabilen ayetlerdir. Müteşabih Ayetler ise; anlamı kapalı, herkesin anlayamadığı, anlayabilmek için özel uzmanlık gerektiren ayetlerdir. Müteşabih ayetler mecaz anlamlar ifade eden, anlaşılması zor ayetlerdir. Bu ayetler, meal okumakla anlaşılmayabilir. Bu nedenle bu ayetleri anlayabilmemiz için tefsire ihtiyaç vardır. Tefsir; Kur’an’ı Kerimin açıklanıp yorumlanmasına denir.
 Tefsir ilmi ile uğraşan kimselere ise Müfessir adı verilir. İslam tarihinde ilk müfessir Hz. Muhammed (s.a.v.)’dir.

Tefsir Kur’an-ı Kerim’in hem açıklanıp hem de yorumlanması anlamına gelir. Ancak Kur’an-ı Kerimi yorumlayabilmek için bazı temel ilkeler vardır.

Tefsir yapacak bir kimsede şu özellikler bulunması gerekir;
v  Arap dilini çok iyi bilmeli
v  Hadis, Fıkıh, Kelam gibi İslami ilimlere vakıf olmalı
v  Kur’an’ı Kerimin indiği dönemin sosyal, kültürel, dini ve ekonomik şartlarını iyi bilmeli
v  Sosyal bilimlerin yanında pozitif bilimler alanında da bilgi sahibi olmalı veya tefsir yaparken bu insanlardan yardım almalıdır.
v  Kur’an-ı Kerime bütüncül bakabilecek birikime, zekâya ve güçlü bir muhakeme yeteneğine sahip olmalıdır.
 Soru-cevap sitesi




Yorum Gönder

 
Top