0

EDEBİYAT VE GERÇEKLİK
Edebiyat;  duygu, düşünce, hayal ve gözlemlerin dilin imkanları içinde sözlü veya yazılı olarak kurgulandığı   güzel bir sanat dalıdır.  Edebiyat beğenilerimize hitap eder. Edebi eser  benzerleri içinde özgün olmalıdır.  Edebi eserin kalıcılığı ona gönül verenlerin onu yaşatmasıyla mümkündür.
Edebiyatı   tanımlarken onun  hayal ve gözlemlerimizin de bir sonucu olabileceğinden  bahsettik.  Bir  edebi eser  hayallere  dayandırılarak oluşturulmuşsa   o  eser için  “fantastik  eser”  ifadesini kullanırız.  Masalların,  fablların,  Harry  Potter ve Yüzüklerin Efendisi gibi eserlerin gerçekliğinden bahsedemeyiz;  çünkü bu tür eserler  hayal ürünüdürler.
Başka bir edebi eser de gözlemlerden  veya  bilimsel  araştırmalardan yararlanılarak oluşturulmuşsa o eser için  gerçekçi bir eser tanımlaması yaparız. Bu gerçeklik  tarihi , sosyal,  siyasi veya doğal bir gerçekliğe dayanabilir.
Tarihi bir gerçekliğe dayandırılarak  kurgulanan  romanları  ele alalım:  Kemal Tahir’in Devlet  Anası’na bakarak  “Osmanlı Devleti böyle kurulmuştur.”  deyip tarihi bilgilerimizi şekillendirirsek büyük hataya düşeriz.  Devlet  Ana’nın  ardından Tarık Buğra’nın yazdığı ve yine Osmanlı Devletinin kuruluşunu anlatan Osmancık romanını okuduğumuzda  “  Yoksa, Osmanlı devleti böyle mi kurulmuştu?” çelişkisine düşeriz. Devlet Ana ve Osmancık romanları  tarihi  belge değildir. Bu eserler için  “tarihsel gerçekliğe dayandırılarak oluşturulmuş birer  edebi  gerçeklik”  ifadesini kullanabiliriz. Her iki yazar da,  kendi  zihniyetlerinin süzgecinden geçirdiği gerçek  tarihi,  sanatçı kişilikleriyle  kurgulayıp edebi bir gerçekliğe dönüştürmüşlerdir. Edebi eserler bu nedenle özneldir ve bu eserlerde ağırlıklı olarak sanatsal dil işlevi kullanılır. 
Gerçek tarihi,  tarih alanında faaliyet gösteren bilim adamlarının yazdığı öğretici metinlerden öğrenebiliriz. Çünkü bu eserler  nesneldir ve  belgelere dayalıdır.  Öğretici metinlerde ağırlıklı olarak göndergesel dil işlevine yer verilir.
Bir dersimde öğrencilerimden beni anlatan bir kompozisyon  yazmalarını ;  bunu yaparken de başkalarının  hoşuna gitsin  diye  biraz allayıp pullamalarını   istedim. Bir süre sonra yazılanlardan bazıları okundu. Hepsi de birbirinden farklıydı. Oysa anlatılan kişi  sadece bendim ve ben doğal bir gerçekliktim. Öğrencilerimin yazdıkları  ise doğal gerçeklikten yola çıkarak kurgulanmış birer  edebi gerçeklikti. Öğrencilerimin   ifadelerindeki bireysel  farklılıklar da   onların üslûplarıydı. 

                                          Ahmet Tok, Fenerbahçe Anadolu Lisesi Türk Dili ve Öğretmeni.

Edebiyat Ve Gerçeklik Nedir ile ilgili aramalar
şiir ve zihniyet nedir, edebiyat ve gerçeklik ilişkisi, edebiyat ve gerçeklik nedir vikipedi, gerçeklik ve edebi gerçeklik nedir, edebi gerçeklik nedir kısaca, edebiyatta gerçeklik nedir, felsefede gerçeklik nedir,sanatsal gerçeklik nedir, Edebiyat ve Gerçeklik, Edebi Gerçeklik Nedir?, edebi gerçeklik,edebiyatta gerceklik,doğal gerceklik,kurmaca gerçeklik,edebiyat gerçeklik ilişkisi.
 Soru-cevap sitesi




Yorum Gönder

 
Top