0

BETİMLEME: Varlıkları en göze çarpan özelikleriyle, gözümüzde canlandıracak kadar tanıtmaya betimleme (tasvir etme) denir. Başarılı bir betimleme yapabilmek için, betimleyeceğimiz varlığı iyi gözlemlemeliyiz. Yani iyi bir gözlemci olmalıyız.

VARLIĞI NİTELEYEN SÖZCÜKLER – SIFATLAR (ÖN ADLAR):
*Varlığın adından önce geldiği için ön ad denilmiştir. Bu sözcükler önüne yazıldıkları varlığı renk, biçim (şekil), durum (hâl), sayı, işaret, belli-belirsizlik ve soru yoluyla nitelerler.
Örnekler: *Başıma kırmızı toka taktım. (Tokanın rengini nitelemiş.)
*Mutfağa yuvarlak masa aldık. (Masanın biçimini-şeklini nitelemiş.)
*Yaşlı adam hüzünle denize baktı. (Adamın durumunu nitelemiş.)
*Annem iki ekmek al dedi. (Ekmeğin sayısını nitelemiş.)
*Bu adam toprağı ekendir. (Adamı işaret ederek niteliyor.)
*Okulda bazı çocuklar daha başarılı. (Çocukların kim olduğu tam belli olamadığı için
   “bazı” diye belirsizce nitelemiş.)
* Nasıl kitap aldın? ( Kitabın nasıl olduğunu sorarak nitelemiş.)
Not: Cümle içinde varlıkları niteleyen sözcükleri bulmak için isme  “nasıl” sorusunu sorabiliriz.
Ayrıca bir ismi birden fazla sıfat niteleyebilir. Örnek: Kara, kuru, cılız bir adamdı.

DUYGUSAL İFADELER: Duyguların yoğun olduğu ve etkilediği ifadelere denir.
Örnek: Minik kuş öyle içten ötüyordu anlatamam.
ABARTILI İFADELER (MÜBALAĞA):  Bir olayı veya durumu olduğundan fazla büyük ya da küçük göstermektir. Örnek: Korkudan gözleri yerinden oynadı.
DESTEKLEYİCİ VE AÇIKLAYICI İFADELER: Bir konuyu açıklamak ve örnek vermek için kullandığımız ifadelerdir. Örnek: “Örneğin, mesela, özellikle, gibi, açıklamak gerekirse, yani, hatta, çünkü, üstelik” gibi ifadeler destekleyici ve açıklayıcıdır.
ÖZETLEYEN VE SONUÇ BİLDİREN İFADELER: Yazılarımızın ve konuşmalarımızın sonunda sonuç bildiren etkileyici sözcüklerdir.“Özet olarak, böylece, sonuç olarak, son olarak, kısacası, özetle, sonucunda” gibi ifadeler özetleyen ve sonuç bildiren ifadelerdir.
ALFABETİK SIRALAMA: Kelimeler sözlük, yazım kılavuzu ve ansiklopedilerde alfabetik olarak sıralanırlar. O nedenle harflerin alfabedeki sıralarını bilmek önemlidir. Kelimeleri sözlük sırasına koymak için ilk harften başlanarak diğer harfler kontrol edilir.
Örneğin: “saz, sazlık, sazcı” sözcüklerini sıralarken ilk 3 harfinin aynı (s-a-z) olduğunu görüyoruz. Bu durumda ilk 3 harf aynı olduğu için en kısa olan “saz” sözcüğü 1. sırayı alır. “sazlık ve sazcı” sözcüklerinin 4. harflerine bakılır ve alfabemize göre “c” harfi “l” den önce geldiği için 2.sıraya “sazcı” sözcüğü, 3. sıraya “sazlık” sözcüğü alınır.

“-de –da’ NIN YAZILIŞ KURALLARI: İsmin hâllerinden sayılan –de, –da sözcüğe bitişik yazılır ve bulunma anlamı katar. Örnek: Okulda top oynama. (Bulunma anlamı var.)
Kelime olarak kabul edilen –de ayrı yazılır. Örnek: Ercan da okula geldi.
Nasıl fark edelim? Hâl eki olan –de cümleden kaldırılınca anlam bozulur. Örnek: Yolda kaza oldu. Yol kaza oldu. Burada anlam bozuldu demek ki bitişik yazılacak.
Kelime olan –de yanına ikinci –de’yi kabul etmez. Örnek:Size de geliriz. Sizede de geliriz. İkinci –de’yi kabul etmedi demek ki ayrı yazılacak.

-ki’ NİN YAZILIŞ KURALARI: Ek olan –ki daima birleşik, bağlaç olan –ki daima ayrı yazılır. Bağlaç olan –ki cümleden çıkartıldığında ciddi bir anlam bozukluğu olmaz. Bir denemeyle bunu görebiliriz.
Örnek: “Duydum ki yeni bir köye taşınıyormuşsunuz.” Cümlesindeki  -ki’yi kaldıralım. “Duydum yeni bir köye taşınıyormuşsunuz.” olur. Görüldüğü gibi cümlenin yapısında ciddi bir anlam bozukluğu oluşmadı. Sadece cümlede bir daralma var. Bunu da kaldırdığımız –ki’nin olduğu yerde bir virgül varmış gibi okuyarak yok ederiz.

Duydum, yeni bir köye taşınıyormuşsunuz.”(Yani az duraksayarak.)
 Soru-cevap sitesi




Yorum Gönder

 
Top