0

DÜNYA’NIN ŞEKLİ 

Çok ama çok eski çağlarda ilk insanlar Dünya’nın yuvarlak olduğunu bilmiyorlardı. Dünya’yı düz bir tepsi ya da öküzün boynuzları üzerinde duran bir nesne olarak düşünüyorlardı.
Bazı bilim insanları “Dünya yuvarlak” dese de insanlar buna bir türlü inanmıyor ve “Eğer yuvarlaksa aşağıda kalanlar neden düşmüyorlar?”  sorusunu sıkça soruyorlardı.
Dünya’nın küreye benzediğini ilk kez Yunan bilgin Pisagor söylemiş, 17.yüzyıllda Galileo bulduğu teleskopla gökyüzünü inceleyerek yuvarlak olduğunu kanıtlamıştır.
Bugün artık Dünya’nın şeklinin alt ve üst kısımlardan basık bir küre şeklinde olduğunu biliyoruz.
Dünya’nın şeklinin küreye benzediğini gösteren bazı olaylar:
·        Ay tutulmasında Dünya’nın gölgesi Ay’ın yüzeyine düşer. Dünya’nın Ay üzerine düşen gölgesi yuvarlaktır.
·        Uzaktan gelen bir geminin önce dumanını, sonra bacasını ve sonra da geminin tamamını görürüz.
 Dünya’nın her hangi bir yerinden hareket eden uçak hep aynı yöne giderse yine hareket ettiği noktaya gelir.
·        Uzaydan çekilen fotoğraflar Dünya’nın şeklinin küreye benzediğinin kesin kanıtıdır.
 
DÜNYA’NIN KATMANLARI
Dünya’nın gözlemlenebilir katmanları Hava Küre, Su Küre ve Taş Küre’dir.
Dünya’nın gözlemlenemeyen katmanları Ateş Küre ve Ağır Küre’dir.
Hava Küre (Atmosfer)
Dünya’nın etrafını saran ve Dünya ile birlikte hareket eden gaz katmanına Hava Küre (atmosfer) adı verilir. Dünya’nın en dış katmanıdır.
Atmosfer yerin yüzeyinden itibaren sıcaklık farklılıklarına göre değişik özellikler gösteren katmanlardan oluşmuştur.  Atmosferin ilk 6-16km’lik bölümünde yaşam vardır.
Yaşam için gerekli gazları bulundurur. İçerdiği oksijen ile yaşama olanak tanır.
Güneşten gelen zararlı ışınları tutan ozon tabakası bu katmandadır.
Meteorolojik olayların görülmesini sağlar.
Uzaydan gelen meteorların parçalanmasını sağlar.
Dünyanın aşırı ısınmasını ve soğumasını engeller. Bu özelliğe atmosferin sera etkisi denir.
Su Küre
Yerküre üzerinde bulunan okyanuslar, denizler, göller, akarsular, yer altı suları ve atmosferdeki su buharı Su Küre’yi oluşturur. Dünyanın yaklaşık 3/4 ‘ü sularla kaplıdır.
Dünyamızın dış yüzeyi sular ve karalarla kaplıdır.  

Sularla çevrili geniş kara parçalarına kıta denir.
Dünya’da yedi tane kıta vardır: Asya, Avrupa, Afrika, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Avustralya, Antarktika.
  
Kıtalar arasındaki birbirine bağlı büyük su kütlelerine okyanus denir.
Dünya’da üç tane okyanus vardır: Büyük Okyanus, Atlas Okyanusu, Hint Okyanusu.


Su küreden buharlaşan su bulutları oluşturur. Atmosferde bulutlar soğuk hava katmanına rastlayınca yağmur, kar ya da doluya dönüşerek yerküreye yağış olarak iner. Sürekli tekrarlanan bu olaya su döngüsü denir.
Taş Küre (Yer Kabuğu)
Yerkürenin en dış katmanıdır. Canlılar yer kabuğu yani taş küre üzerinde yaşar.
Dünyanın yaklaşık 1/4 ‘i karalarla kaplıdır.
En ince katmandır. Yer kabuğu okyanus tabanlarında ince, kıtalarda ise daha kalındır.
Depremler yer kabuğunu bazı kısımlarının kırılıp yer değiştirmesi sonucu oluşur.
Ateş Küre (Magma)
Yer kabuğunun hemen altındaki tabakadır ve sıcaklığı çok yüksektir. Ateş kürenin akışkan bir yapısı vardır ve hareketlidir.  Tüm kayaçlar erimiş durumdadır.
Ateş küreyi oluşturan akışkan ve sıcak erimiş maddeye magma denir.
Magma zaman zaman yanardağlardan (volkanlardan) yeryüzüne çıkar. Magmanın yeryüzüne çıkmış haline lav denir.
Ağır Küre (Çekirdek)
Dünya’nın en iç, en kalın, en ağır ve en sıcak katmanı burasıdır.
Yapısında en çok demir ve nikel bulunur.

YER KABUĞU NELERDEN OLUŞUR?
Yer kabuğu kayaçlardan yani taşlardan oluşmuştur. Kayaçlar magmanın yeryüzüne çıkarak soğuması ile oluşur.
Taşlar (kayaçlar) bir ya da birkaç mineralin bir araya gelmesiyle oluşan mineral topluluklarıdır. Bir kayaç tek bir mineralden oluşabileceği gibi birkaç mineralin bir araya gelmesiyle de oluşabilir. Mineraller kayaçlara sertlik, yumuşaklık, renk, parlaklık, matlık gibi özellikler kazandırır.
Minerallerin günlük yaşantımızda kullanımına örnekler:
·                      Grafit ------ Kurşun kalem ucunda kullanılır.
·                      Demir, mika ---- Otomobil ve sanayi alanında kullanılır.
·                      Bakır ---- elektrik, elektronik, kimya ve boya sanayinde kullanılır.
·                      Kaya tuzu ---- Tuz üretiminde kullanılır.
·                      Alçı taşı ----- Tebeşir yapımında kullanılır.
·                      Tungsten ---- Ampulün içindeki telde kullanılır.
·                      Kil ---- Porselen, fayans, tuğla, kiremit, seramik yapımında kullanılır.
·                      Silisyum ve gümüş ---- Cam ve ayna yapımında kullanılır.
Ekonomik değeri olan mineral ve taşlara maden denir. Altın, elmas, kömür, demir, bor, krom birer madendir.

TOPRAK NASIL OLUŞUR?
Toprak kayaçların parçalanması sonucu ve bitki, hayvan kalıntılarından oluşmuştur. Kayaçlar ise suyun, rüzgârın, iklim şartlarının ve bitki köklerinin etkisiyle parçalanır.
Suyun Etkisi:
Akarsular taşları sürükleyerek birbirine çarpıp parçalanmasına neden olur.
Kayaçlardaki çatlaklara giren su donar ve kayaçları parçalar.
Rüzgârın Etkisi:
Rüzgârın etkisiyle kayaçlar kopar, parçalanır ve aşınır. Zamanla parçalanan kayalar ufalanarak toprağa dönüşür.
İklim Şartlarını Etkisi(Isı Etkisi):
Güneş’in etkisiyle kayaçlar gündüz ısınır ve genleşir. Gece hava soğuyunca büzüşür. Genleşme ve büzüşme kayaçları çatlatır ve ufaltır.
Bitkilerin Kökleri:
Kayaçların çatlaklarına giren kökler burada büyüyüp kayaçların parçalanmasına neden olur.                                                                                             
 Kayaların parçalanması ve toprağın oluşması uzun yıllar alır. Bir avuç toprak binlerce yılda oluşur.  Bu nedenle toprak çok değerlidir.

TOPRAĞIN KORUNMASI
Toprak dünyadaki tüm canlılar için hayati öneme sahiptir. Toprak olmadan yaşamın devamlılığını sağlamak mümkün değildir.
Toprağın tarım yapılan verimli üst tabakasının rüzgâr ve suyun etkisiyle aşınıp taşınmasına erozyon denir.
Erozyona:
·        Yağmur ve kar suları,
·        Akarsular,
·        Rüzgâr sebep olur.
Binlerce yılda oluşan toprak erozyona uğrayınca o bölgede çölleşme başlar, kıtlık ve açlık yaşanır. Bu nedenle erozyon da bir doğal afettir.
Erozyonu önlemek için topraklarımızdaki bitki örtüsünü arttırmalıyız. Sadece ağaçlar değil tüm bitki örtüsü kısacık otlar bile toprağın aşınıp taşınmasını önler.
Eğimli arazilerin enine sürülmesi suyun akış hızını keseceğinden erozyonu önler.

ÇEVRE KİRLİLİĞİ
Tüm canlıların uyum içinde yaşadıkları alana doğal çevre adı verilir. Canlıların yaşam alanlarında olumsuz yönde oluşan ve tüm canlıların sağlığını tehdit eden zararlı maddelerin hava, su ve toprağa yoğun bir şekilde karışması olayına çevre kirliliği denir.
Çevreye atılan ve doğal dengeyi bozan zararlı maddelere atık denir.
Hava Kirliliği
İnsanların ihtiyaçlarını karşılamak adına yaptıkları üretim ve tüketim faaliyetleri sırasında ortaya çıkan atıklarla, hava tabakasının kirlenerek yeryüzündeki canlı hayatı olumsuz yönde etkilemesine hava kirliliği denir.
Hava kirliliğinin başlıca nedenleri:
·        Kükürt oranı yüksek kömürlerin yaygın olarak kullanılması,
·        Sayısı hızla artan motorlu taşıtlardan çıkan egzoz gazları,
·        Sanayi ve ısınmada kullanılan fosil yakıtlar,
·        Sanayide kullanılan bir takım gazlar,
·        Ormanların tahribatı.
Hava kirliliğini önlemek için alınacak tedbirler:
·        Sanayi tesislerinin bacalarına filtre takılması,
·        Isınmada doğal gazın tercih edilmesi,
·        Orman yangınlarının önlenmesi, yeşil alanların arttırılması,
·        Toplu taşıma araçlarının yaygınlaştırılması,
·        Ozon tabakasına zarar veren maddelerin kullanılmaması,
·        Güneş ve rüzgar enerjisinin kullanımının yaygınlaştırılmasıdır.
  
Toprak Kirliliği
Toprağa bırakılan zararlı ve atık maddelerle toprağın özelliklerinin bozularak tarıma elverişsiz duruma gelmesine toprak kirliliği denir. Toprak kirlenmesi toprağın verimini azaltır, bitki hastalıklarını çoğaltır.
Toprak kirliliğinin başlıca nedenleri:
·        Suni gübre ve zehirli ilaçların bilinçsizce kullanılması,
·        Plansız şehirleşme,
·        Ev ve sanayi atıkları,
·        Suların kirlenmesi,
·        Hava kirliliği sonucu oluşan asit yağmurları,
·        Kullandıktan sonra toprağa atılan piller.
Toprak kirliliğini önlemek için alınacak tedbirler:
·        Gübre ve tarım ilaçları bilinçli kullanılmalı,
·        Verimli tarım topraklarına yerleşim ve sanayi alanları kurulmamalı,
·        Ev ve sanayi atıkları toprağa zarar vermeyecek şekilde toplanıp, depolanmalı,
·        Yeşil alanlar arttırılmalı,
·        Tek kullanımlık piller yerine şarj edilebilir piller kullanılmalıdır.

Su Kirliliği
Suyun niteliğini büyük oranda kötüleştirecek miktar ya da yoğunlukta suya, kanalizasyon suyu, sanayi atığı, diğer zararlı ve istenmeyen maddelerin karışmasına su kirliliği denir.
Su kirliliğinin başlıca nedenleri:
·        Lağımların sulara karışması,
·        Sanayi kuruluşlarından bırakılan atıklar,
·        Tarımda kullanılan zehirler ve fazla kullanılan gübre.
Su kirliliğini önlemek için alınacak tedbirler:
·        Fabrikaların atık suları ve kanalizasyon suları arıtma tesislerinde arıtılarak doğaya verilmeli,
·        İnsanlar bilinçlendirilmeli.
·        Hava ve toprak kirliliğine sebep olan faktörler ortadan kaldırılmalıdır.
 Soru-cevap sitesi




Yorum Gönder

 
Top