0

Edebiyatçılardan nükteler
1) 
Divan edebiyatının en sivri dilli şairi Nedim, kendine kelp(köpek) diyen Tahir Efendiye okkalı bir ayar vermiş:
"Tahir efendi bana kelp demiş,
İltifatı bu sözde zahirdir.
Maliki mezhebim benim zira,
İtikadımca kelp tahirdir."


2)
Yahya Kemal, kendisine:

Harabisin harabati değilsin
Gözün mazidedir ati değilsin"

diyen Ziya Gökalp'e:

"Ne harabi ne harabatiyim
Kökü mazide olan bir atiyim"
demiştir.

3) 
Fuzuli ve Ruhi, bir gün yolda sahipsiz, uyuz bir köpek görürler, Ruhi:
"Bu it burda fuzuli" (fuzuli gereksiz, lüzumsuz demek bu arada)

diyerek fuzuli'ye sataşır. o da altta kalmaz ve:

"Vur kafasına kafasına çıksın kıçından ruhi"

diyerek Ruhi'yi susturur.

4)
Necip Fazılın'da katıldığı şiir yarışmasının sonuçları belli olmuştur ;ancak henüz Üstad sonuçları öğrenememiştir.

Bir dostu yanına gelir ve: "üstad yarışmanın sonuçları belli oldu.." der.

Necip Fazıl: "İkinci kim oldu?" diye sorar!

Dostu donar kalır ; çünkü, 1.  Necip Fazıl Kısakürek olmuştur.

5)
Necip Fazıl  Kısakürek vapurla Karaköy'e geçerken, yanına biri yaklaşır:
"Üstad, peygamberlere ne gerek var, biz kendimiz yolumuzu bulabilirdik." diye sorar.

Necip Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan:

"Ne diye vapura bindin, yüzerek geçsene karşıya ! " cevabını verir.

6)
Celâl Sâhir’i, konuşmakta olduğu arkadaşı;

“–Bir baltaya sap olamadın.” diye eleştirir.

Celal Sâhir;

“–Ne yapalım memleket balta sapı ile dolu!” karşılığını verir. Cevap güzeldir ve Âkif’in de çok hoşuna gitmiştir. Bir şeyler söylemeden duramaz:

Ne odunmuş babanız, olmadı bir baltaya sap!
Ona siz benzemeyin, sonra ateştir yolunuz,
Meşe hâlinde yaşanmaz, o zamanlar geçti,
Pek de incelmeyiniz, sâde biraz yontulunuz!

7) 
Hakim: Seni bir daha buralarda görmeyeceğim Necip !
Necip Fazıl Kısakürek: Niye hakim bey istifa mı ediyorsunuz ?


8) 
Necip Fazıl bir gün kendine iftira eden bir gazeteci için "Onun kalemini müsait bir yerine sokarım!" der. gazeteci onu mahkemeye verir. Hakim sorar:

-Bahsi geçen lafı söylediniz mi?
Necip Fazıl:
- "Söyledim efendim !" der ve cebinden kalemi çıkartır der ki :
-Benim müsait yerim ceketimin iç cebidir ;  eğer onun müsait bir yeri başka yeriyse ben n'apabilirim Hakim Bey? 

9)
 Bir Fransız yazar, Mehmet Akif Ersoy’a:
-Kadınlarınızı evden çıkartmadığınız doğru mu? diye sorduğunda,
Mehmet Akif: Daha önceleri öyleydi, karşılığını vermiş. Fakat şimdi dışarı çıkarttık ve bir türlü içeri sokamıyoruz...


10)
Bir dost meclisinde Mehmed Akif gayet hararetli bir şeyler anlatmaktadır. Sonradan görme zenginin biri bu meclise gelir selam verir ; ancak herkes Akif’i dinlediğinden kimse duymaz selamı ve almazlar dolayısıyla.
Adam Akif’e sataşmak için. “Ooo Üstad ne sallıyon yine?” der.
Akif istifini bozmadan: “Senin ne kadar iyi bir insan olduğunu sallıyorum.” :D :D :D
 Soru-cevap sitesi




Yorum Gönder

 
Top